Etiket arşivi: YENİ DÜNYA DÜZENİ

YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYASI /// VİDEO : HEPAR : Yeni Dünya Düzeni ve Akp’ye Karşı Çelikten Kale !

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=7oG7gow8iXU&feature=youtu.be

YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYASI : “Yeni Dünya Düzeni” ve Türkiye’nin yeri

Filistin’le başlayıp Irak, Libya, Mısır ve en son Suriye ile devam eden Ortadoğu’daki çatışmaların sebebi dünya üzerinde yeni bir düzen kurmak için yapılan çalışmalardır. Vatikan, Tapınakçılar, İsrail ve ABD bu düzene ayar veren perde arkasındaki güçlerdir.

Fransa’daki Charlie Hebdo baskını ve daha sonra yaşanan Paris katliamı Avrupa’ya ince bir ayar verme çalışmalarının ürünüdür.

Daha sonra Ortadoğu’da şiddetlenen çatışmalarla birlikte modern bir kavimler göçüyle Avrupa’yı yıkıp istedikleri gibi dizayn etmek istediler. Bugün Ortadoğu’daki çatışmalardan kaçan her insanın Avrupa’ya gitmelerini istemeleri bu amaca hizmettir. Ayrıca mültecilerin boşalttığı topraklardaki emlak değeri düşeceği için İsrail’in, Filistin’deki gibi bu toprakları satın alıp yerleşmeleri ve büyük Ortadoğu Projesine bir adım daha yaklaşmasını sağlayacaktır. Bir diğer amaç da Avrupa ve Ortadoğu’daki finans sektörünü tek bir havuza toplayıp, paraya hükmetmektir. İşte Vatikan, Tapınakçılar, İsrail ve ABD’nin kafasındaki olmazsa olmaz planları budur. Bunların para politikaları her şeyden üstündür. Bu konuda ABD’li Yahudi asıllı spekülatör Soros’un konuşmalarına dikkat çekmek isterim. Ne diyor Soros “Sinemada yangın çıktı ama çıkış kapısı yok. Avrupa Birliği mülteci krizi ve lider eksikliği nedeniyle parçalanacak’’

Bir diğer spekülatör, Jacop Rothschild Yeni dünya düzeniyle ilgili “Putin yeni dünya düzenine ihanet etti…” Putin uçak düşürülmesi olayından sonra Soros’a bağlı ne kadar kurum ve kişi varsa Rusya’dan sınır dışı etti veya hapse attı.

Vladimir Putin’inin yeni dünya düzeniyle ilgili sözleri “Rusya, yeni dünya düzenini kurmaya çalışanları engellemede aktif rol alma niyetinde değildir, ta ki onların yeni dünya düzeni çabaları, Rusya’nın hayati çıkarlarına çarpana kadar’’ dikkat çekicidir.

Yeni dünya düzeninde taşlar yerinden oynarken Türkiye’yi teğet geçeceğini söyleyemeyiz. Bugün Türkiye üzerinde kurgulanan senaryoları, ülke içinde meydana gelen patlamalarla açıklamak mümkündür.

Küresel gücün Türkiye üzerinde kurguladıkları oyun içinde ekipleri mevcuttur. Bunlar üst düzey bürokratından tutun da, basın, iş adamları, sanatçılar vs. vs. uzar gider liste. Türkiye de bu amacı gerçekleştirmek amacıyla yapılan en büyük çalışma kutuplaştırmayı derinleştirmek. Bu amaca hizmet adına özellikle güvenlik güçleri JÖH ve PÖH’lerin sık sık doğuda terörist avı yaparken halka yönelik tutumları, bozkurt işaretleri, konuşma tarzları, söylemleriyle kutuplaştırmaya hizmet ettiklerini farkında bile değiller. Türkiye’nin yeni dünya düzeninde kendine yer kapmasını istiyorsak ümmet kardeşliğine sıkı sıkıya sarılmaktan başka çaremiz yoktur.

Birbirinden sorumlu kardeş halkların güç birliği sonucunda kazanılan zaferler hafızalardayken, bir ırkı ön plana çıkarıp diğerlerini onun etrafında toplanması gerektiği inancı Yahudi inancıyla eşdeğerdir.

Bu ülkenin ayakta kalmasının haçlı ittifakının bozulmasının tek yolu kardeşlik hukukudur. Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın.

Bayram GÖKÇEN

YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYASI : David Rockefeller finansmanıyla 1959’da Yeni Dünya Düzeni’ni dünyaya tan ıtan kitap

https://i0.wp.com/pbs.twimg.com/media/CVcI1FfUsAASq__.jpg:small

İLLUMİNATİ DOSYASI /// VİDEO : Ertan Özyiğit – İLLÜMİNATİ ve YENİ DÜNYA DÜZENİ – HD – 720P /// Aralık 2014 /// TEK PARÇA

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=NA1FV44ZmTg&feature=youtu.be

YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYASI : YENİ DÜNYA DÜZENİ VE KÜRESEL SERMAYE

YENİ DÜNYA DÜZENİ VE KÜRESEL SERMAYE

‘Irkınız ve vatanınız insanlığınızdan önce geliyorsa, sizler birer ölüsünüz demektir. ‘’ “The Pianist Filminden”

Türkçe karşılığı “sömürgecilik” olan Empire (İmparatorluk) tarihsel süreç içinde kaba gücü elinde bulunduranların, başka toplulukların yaşam alanlarını işgal edip sömürmesiyle başlayıp, güçlü ve geniş topraklara yayılmış devletlere dönüşmesiyle devam etti. Klasik anlamda son imparatorluk, bir zamanlar topraklarında güneş batmayan ülke diye tanımlanan “İngiliz İmparatorluğu” olarak tarihe geçti.

Sahip oldukları topraklarda doğal olarak çok fazla kültürel, etnik ve de dini topluluklara hükümdarlık ettiler. Osmanlı İmparatorluğu’nu yok eden tarihsel süreç, yaşadıkları topraklarda etnik grupların milliyetçilik adı altında yeni bir gruplaşma sürecine girmesiyle oldu. Bu millet, (ya da Türkçe tanımıyla Ulus) kavranının ortaya çıkış nedenleri şu anki konumuz değil. Klasik anlamda sömürgeci (emperyalist/imparatorluk) tanımı, temeli 1. Paylaşım Savaşı’ndan sonra kurulan “Milletler Cemiyeti”nin ardından 2. Paylaşım Savaşı sonucunda kurulan “Birleşmiş Milletler” ile 20. yy’ın ilk yarısının sonunda son buldu.

Yanlış anlaşılmasın; bu sömürgeciliğin yok olduğu anlamına gelmiyor. Sadece kendini yok eden ilaçlara karşı koruma geliştiren virüsler gibi, sömürgeciliğin yöntem, uygulama gibi bir çok açıdan şekil değiştirmesi anlamına geliyor. Bu şekil değiştirmenin temelleri belki de dünyada 1917 Sovyet Devrimi, 1920’leri sonunda ABD’de başlayan “Büyük Buran”, ülkemizde Anadolu’da yaşanan Ulusal Kurtuluş mücadelesi gibi birçok faktörün bileşkesininin dayattığı zorunluluktan doğuyor olmasıdır.

Kimilerinin Yeni Sömürgecilik (Neo-Emperyalizm) diye tanımladığı bu yeni oluşum da, 21. yy’ın başında artık yeni 3. bir evreye girdi. Kimilerinin Post-Emperyalizm, Karl Kautsky’nin tanımıyla “Ultra-Emperyalizm”, Antonio Negri ve Michael Hardt’ın ortak çalışması Empire (İmparatorluk) kitabındaki tanımıyla “biyoiktidar” diye tanımladıkları 3. yeni sömürgecilik dönemi, her nasıl tanımlanırsa tanımlansın yeni bir dünya düzeninin kaçınılmaz habercisi olarak apaçık önümüzde duruyor.

Bu 3. dönem sömürgeciliği A. Negri ve M. Hardt “İmparator” adlı kitaplarında şu şekilde tanımlıyorlar: Küreselleşen tekelci kapital sermaye kartelleri hiçbir engel tanımaksızın bütün ulusal sınırları parçalamakta ve her önüne çıkan engeli paramparça etmektedirler. Günümüzde artık “egemenlik yeni bir biçim almış, tek bir hükmetme mantığı altında birleşmiş bir dizi ulusal ve ulus-üstü organdan oluşmuştur” diyen Hardt ve Negri işte bu yeni küresel egemenlik biçimine ‘İmparatorluk’ adını verirler. ” Emperyalizmin aksine, imparatorluk toprak temelli bir iktidar merkezi yaratmadığı gibi sabit sınırları ya da engelleri de tanımaz. İmparatorluk, giderek bütün yerküreyi kendi açık ve genişleyen hudutları içine katmakta olan merkezsiz ve topraksız bir yönetim aygıtıdır” İmparatorluk’ta artık sömürü ve tahakkümün sabit bir yerinin olmadığı yani bir ‘yok-yer’de hüküm sürdüğü ve artık bir ‘dışarısının’ yokluğu belirtilir. Bundan dolayı ele geçirilecek bir iktidar/güç odağı ve belli bir mücadele zemini yoktur ve İmparatorluğa karşı eğer başarıya ulaşılmak isteniyorsa mücadeleyi bütün toplumsal alanlara yaymak gerekir.

Seattle’den New York’a, Cenova’dan Porto Alegre’ye kadar uzanan küreselleşme mağdurlarının isyan atağının düşünsel temellerini oluşturan ve bu mağdurlar lehine yeni bir toplumsal mücadele vizyonu öneren “İmparatorluk” ve bunun devamı niteliğinde yazılan “Çokluk” kitapları için Slavoj Zizek şu tespitte bulunuyor; “Hardt ve Negri’nin ortaya koyduğu şey, çağımız için Komünist Manifesto’yu yeniden yazmaktan hiç farklı değil. İmparatorluk, küresel kapitalizmin sonunda kendini yıkacak çelişkiler ürettiğini gösteriyor.”

Latin Amerika devrimlerinin bir “Ulusal Kurtuluş Mücadelesi”nden öteye gidemediğini düşünecek olursak, üstelik çok kanlı bir şekilde bastırılan Şili deneyimini de göz önünde bulundurursanız (Salvador Allende’yi deviren ITT gibi küresel sermaye sahiplerinin rolünü unutmamak gerek) Hardt ve Negri, çok haksız sayılmazlar.

Çiçek çocuklarından bu yana, 68 Gençlik hareketleri, yakın zamanda Seattle, Porto Allegre olayları, ülkemizde Gezi Parkı direnişi, şu sonucu kanımca kaçınılmaz kılıyor. Küresel sermayeye karşı topyekün bir mücadele sürdürülmedikçe, Keynezyen teoriler örneğinde de görüldüğü gibi, sürekli şekil değiştiren bu sömürü düzenine topyekün başkaldırmadıkça, yerel savaşımlar bir sonuç getirmeyecektir.

Sosyalistlerden anarşistlere, eşcinsellerden sömürgeci ülkelerin muhalif partilerine, küresel sermayenin taşeronluğunu yapmayan sendikalara, işçi örgütlerine, çalışan, çalışmayan kadınlara, kadın hakları savunucularına, yeşillerden ekolojistlere,“üçüncü dünya ülkeleri”nin köylü örgütlerinden öğrencilere kadar çok farklı yelpazeden, yeni bir enternasyonalizm kurma zorunluluğumuz var. Ülkemiz özelinde olduğu gibi her dakika bölünmeyen, ayrışmayan, ortak birlikteliklerde sömürüye topyekün baş kaldıran yeni bir örgütlenme sürecine artık acilen girmek zorundayız.

YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYASI /// VİDEO : Abdullah Gül ve Yeni Dünya Düzeni

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=ejp7ZCNZ7xE&feature=youtu.be

KOMPLO TEORİLERİ /// ERGÜN DİLER : YENİ DÜNYA DÜZENİ

Yeni dünya düzeni

DÜNYADA takip edilmesi çok zor gelişmeler oluyor! Bunları medyada görmek neredeyse imkansız. Hep içerideki küçük ve acı veren olaylarla yetinmek zorunda bırakılıyoruz. Sur, Cizre, şimdi de İdil ve Nusaybin’le uğraşacağız. Uğraştıracaklar. Hatta Güneydoğu’daki Kürtler ile Suriyeli mülteciler arasında da yakında GERGİNLİK çıkarmak isteyeceklerdi. Çıkacaktı da! Devamlı olarak ya içeriye dönüyorduk ya da en fazla bölgeyle ilgileniyorduk! Ama olanlar tahmin edemeyeceğimiz kadar AKIL DOLU ve KARIŞIK! Adamlar buna YENİ DÜNYA DÜZENİ diyorlar! Bunu kuran ve hayata geçiren bir akıl var. Ve yürüyorlar! Kaç kez yazdım! Fransa’daki Charlie Hebdo baskını ve daha sonra yaşanan Paris katliamı Avrupa’yı titretti! Birileri bir yandan Avrupa ile Ortadoğu’nun ilişkisini kesmek istiyor bir yandan da bütün insanlığı yollara döküyordu! BAKIN! Afrika, Orta Asya ve Ortadoğu’dan yola düşen her çocuk, her anne, her baba, her aile AVRUPA’ya gitmek istiyordu! Kimse Malezya, Singapur, Hong-Kong, Çin ya da Rusya’yı tercih etmiyordu! NEDEN? Motivasyon neydi? Avrupa’da ne varsa bu ülkelerde ve başkalarında da vardı! Hemen tarihe bakalım! HUN‘lar Volga ve Don nehirlerini aşıp BATI‘ya yönelince ortalık karıştı. Hunlar gelince GOTLAR, SLAVLAR ve CERMENLER Avrupa’nın içlerine İspanya’ya hatta Afrika’ya kadar gitti! Avrupa içinden çıkılamaz bir hal aldı! Uzatmayayım! Bunun sonucunda dünya değişti! Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldı. Batı Roma ve Bizans diye… Göçlere dayanamayan Batı Roma sonunda çöktü. Avrupa 100 yıl süren karışıklıkla baş başa kaldı. İlkçağ bitti, Ortaçağ başladı. Ve en önemlisi AVRUPA’DA DEREBEYLİK YANİ FEODALİTE ORTAYA ÇIKTI. Devletlere alternatif olarak! Feodalite, derebeylik, BARONLAR aynı şeydi! Devletler kadar kendilerini güçlü bulan ailelerdi! Hatta daha üstün görürlerdi. İçinden geçtiğimiz zaman diliminde anlamasak da MODERN BİR KAVİMLER GÖÇÜ ile Avrupa’yı yıkacaklardı! Amaç bu! Avrupa’daki bütün ULUS DEVLETLER tehdit altında. Gelenlerin çoğu Müslüman! Mısır’dan, Libya’dan, Suriye’den, Irak’tan, Pakistan’dan, Afganistan’dan, Moğolistan’dan geliyorlar! Afrika’yı saymıyorum bile… Dediğim gibi hepsi Avrupa’yı istiyor! Demek ki bir akıl, hem organizasyonu yapıyor hem de koordinatları veriyor! Bu organizasyonun içindeki önemli aktörlerden birinin SOROS olduğu iddia ediliyor! Hemen Soros’a gidelim…

Soros, 8 Kasım’da İstanbul’a geldi. RUS UÇAĞI DAHA DÜŞÜRÜLMEMİŞ, TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ GERİLMEMİŞTİ! Neler söylüyordu? "Bana göre Türkiye’nin AB ile daha fazla yakınlaşmaya ihtiyacı var. Rusya rol model olarak görülürken Suriye’ye saldırdı. Bu davranışıyla Rusya, Ortodoks Hıristiyanlığın Ortadoğu’daki savunucusu rolüne geri döndü. Tıpkı 2’nci Katerina’nın Haçlı Seferi politikalarındaki rolüne… Bana göre Putin ile Erdoğan arasında ittifak mümkün değil…" Son cümleyi iyi okuyun! Bir daha okuyun! Uçak işine bir de böyle bakın! Soros, Avrupa’nın içinde bulunduğu durumu çok güzel anlatıyordu: Sinemada yangın çıktı. Ama çıkış kapısı yok! Soros bu kadarla da yetinmiyordu! Bizlerin pek duymadığı şu sözleri söylüyordu: "Avrupa Birliği mülteci krizi ve lider eksikliği nedeniyle parçalanacak. Almanya, Merkel yönetiminde büyük bir hegemonya kurdu. Ama bu güce çok kolay ulaştı. Şimdi onlar için karar zamanı! Avrupa’nın en etkin gücü olmak için gerekli sorumlulukları kabul ediyorlar mı?" Volkswagen krizi, Fransa’nın terörle imtihanı, yaşlanan nüfus, göç dalgaları ve parasızlık Avrupa için gerekli uyarıları içinde barındırıyordu! Soros ve arkasındaki AİLELER başka bir DÜNYA istiyordu! Jacob Rothschild geçenlerde "Putin Yeni dünya Düzenine ihanet etti…" diyordu! Soros’un patronu Putin’le uğraşıyordu. Putin’de uçak düşürülmesi olayından sonra SOROS‘a bağlı ne kadar kurum ve kişi varsa Rusya’dan tutup atıyordu! Kalan da hapsi boyluyordu! Putin de geçtiğimiz günlerde şunları söylüyordu: Rusya Yeni Dünya Düzeni’ni kurmaya çalışanları engellemede aktif rol alma niyetinde değildir, ta ki onların Yeni Dünya Düzeni çabaları, Rusya’nın hayati çıkarlarına çarpana kadar…" Soros SOL‘cuları da yanına alarak Avrupa’yı yıkmak ya da ele geçirmek için adımlar atıyordu! Merkel de buna GÖÇMENLERİ ALARAK cevap veriyordu. Oyunu bozmaya çalışıyordu yani… Ama Soros paranın sahiplerinin sözcüsü! Parayı elinde tutanlar Amerika ile çatışırken ne oldu da KÜRESEL bir oyun için sahneye çıktılar! TEKRAR! İşte burada PARAYA bakmak gerekiyordu! Paranın akış hızı ve yer değiştirmelerine…

Dünya VERGİ konusunda anlaşırken tek bir ÜLKE buna karşı çıktı, imza atmaya yanaşmadı! AMERİKA! Servet sahiplerinin vergi yükünden kaçabilmek için başvurduğu deniz aşırı off-shore hesaplarının tespit edilip vergilendirilmelerini sağlayacak anlaşmayı İsviçre, Cayman Adaları, Singapur ve Hong Kong gibi vergi cenneti olarak bilinen ülkeler bile imzaladı. Ancak Amerika "Ben yokum!" dedi… Bu ne anlama geliyordu? Dünyanın para merkezi olarak bilinen bütün ülkeleri artık VERGİ ALMA konusunda anlaşmıştı. Amerika buna karşı çıkarak DOLARI ANAVATANINA geri çağırmaya devam ediyordu. Parayı elinde tutan aileler buna şimdilik ses çıkarmıyordu! Anlaşmanın altında herkesin imzası vardı! İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra BÜYÜK DENGE ABD-RUSYA arasında kurulmuştu. Başkan John F. Kennedy "Bu büyük denge Amerika ile Almanya arasında kurulsun!" dediği için öldürüldü. Amerika yakında OBAMA‘sız bir döneme girecek. Soros ve arkasındaki aileler, PARANIN YÖNÜNÜN DEĞİŞMESİNE KAYITSIZ KALDI! Paranın Amerika’ya akmasına razı oldular! Acaba karşılığında ne aldılar? AVRUPA’YI MI? Yakında bütün para çok daha güvenli merkezlere inecek! Burası da Amerika olacak! Bu belli! Peki Ortadoğu ateş içindeyken, Rusya tepkileri göğüslemeye çalışırken, Avrupa göçle uğraşırken filmin sonunda ne olacaktı! Ülkemizi korumak ve daha ileriye götürmek için bunlara kafa yormamız gerekiyordu! Bu denklemde hiçbir ismin önemi yoktu! Birlik olursak ayakta sağlam ve güvenli kalabilirdik! Dünyada TAŞLAR yerinden oynadı! Bunun siyaseten de Türkiye’ye yansımaması mümkün değil. KÜRESEL ANLAMDA her oyuncunun içeride bir GRUBU, KLİĞİ ve EKİBİ var! Zaten hep böyleydi! Unutmayın herkes ama herkes izleniyor ve kaydediliyor! Herkes! Kimin nereye bastığı biliniyor! Yeryüzünde yalnız değiliz… Nereye gittiğimizi bilmemiz için kimin ne oyun kurduğunu anlamamız gerekiyor! İÇERİDE HAREKETLENME başladı. İçeridekiler de bilmez ama emir büyük yerdendir! Yeni Dünya Düzeni’nde yer almak istiyorsak birlik ve dirlik içinde yürümeliyiz! Bakın adamlar bunları planlarken, biz içeride nelerle uğraştırılıyoruz! Hep böyle oldu! SOVYETLER dağılırken biz TERÖR DARBESİYLE kafamızı kaldırıp bakamadık bile! Ne olduğunu anlamadan yıllar gelip geçti… Şimdi büyük fırsat var! Ancak içeridekilere dikkat! Hepsinin bir eli dışarıdan birilerin avucunda! PKK, DAEŞ, DHKP-C gibi tabelaların altında görünmeyenler ile yakında görülecek olanlar yan yana!

Dikkatli olun!

NOT: Hem Avrupa’nın, hem Ortadoğu’nun hem Rusya’nın içinde farklı akımlar savaşıyor! Çin de bu arada ne kadar şöhretli futbolcu varsa parayı bastırarak alıyor ve kendi oyununu kuruyor! İZLEYİN!
Savaş çok büyük çünkü!