Etiket arşivi: MİT DOSYASI

MİT DOSYASI /// MİT’ten Reza Zarrab’a Şok : O Belgeyi Doğruladı, Dava Düştü

"Son Bomba Mansour" haberiyle Reza Zarrab ile davalık olan Hürriyet, Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan (MİT) mahkemeye gelen bilgi ile davayı kazandı.

Suudi Arabistan’ın ABD Büyükelçisi’ni öldürmeyi planlayan Mansour Arbabsiar’a gönderilen 1.5 milyon doların peşine düşen FBI, Reza Zarrab’ın adamları adına açılan şirketlere ulaştı. MİT iddia üzerine inceleme başlattı. Hürriyet iddiayı haberleştirdi. Zarrab ‘kişilik haklarının zedelendiğini’ savunup dava açtı. MİT belgeyi doğrulayan yazıyı mahkemeye gönderdi, dava düştü.

Hürriyet’in haberine göre; Suudi Arabistan’ın ABD Büyükelçisi Adil el-Cubeyr’e 2011’de suikast planını deşifre eden FBI, İran asıllı ABD vatandaşı Mansour Arbabsiar’ı gözaltına aldı. FBI tarafından yürütülen soruşturmada, Arbabsiar’a yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirildiği belirlendi.

Parayı gönderen 2 firmanın Reza Zarrab’ın kullandığı Rococo İş Merkezi’ndeki Azra İthalat İhracat Ltd. ile Hacer Kuyumculuk olduğu iddia edildi. MİT de Zarrab ve şirketler hakkında inceleme başlattı. MİT’in hazırladığı raporda, iddiaya göre suikast için paralar Azra İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi ve Hacer Mücevherat ve Kuyumculuk Turizm Otomotiv Şirketi’nden gönderildiği belirtildi.

İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı iki şirketin de adresi Rococo İşhanı olarak görünüyordu. Hacer Mücevherat ve Kuyumculuk Turizm Otomotiv Şirketi’nin kurucusu ise Zarrab’ın yakın adamı Abdulkadir Happani. Hürriyet, iddiaları 25 Ocak 2014’te ‘Son Bomba Mansour, İddia: Suikastçıya 1.5 milyon dolar’ başlığıyla manşetten duyurdu. Zarrab haberin yayımlanmasının ardından ‘kişilik haklarının zedelendiği’ iddiasıyla dava açtı. İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi iddiaları MİT’e sordu. Mahkemeyi bilgilendiren

MİT’in ‘gizli’ ibareli yazısında şöyle denildi:

“Bahse konu dokümanın müsteşarlığa intikal eden teyide muhtaç istihbari bir bilginin teyidi / tekzibine yönelik yapılan çalışma sonucunun sıralı amirlere sunulması amacını taşıyan iç yazışma formatında hazırlanmış bir doküman olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan müsteşarlık kayıtlarında, anılan dokümanda yer alan bilgiler dışında, davacının Amerika’da yakalandığı belirtilen suikastçıya para gönderdiğine ilişkin bir bilgiye rastlanılmamıştır.

”DOĞRULUĞU KANITLANDI

İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde geçen hafta görülen son duruşmada Reza Zarrab’ı avukatı Ayten İçyılmaz temsil etti. Hürriyet Gazetesi avukatı Güneş Çelik savunmasında “MİT Müsteşarlığı’ndan gelen yazı cevabına göre haberin doğruluğu kanıtlanmıştır” dedi.Mahkemenin savunmaların ardından verdiği kararında “Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın reddine, 1.800 lira ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine…” denildi. Böylece, Zarrab’ın açtığı dava düşmüş oldu.

Reklamlar

MİT DOSYASI : ABD 10 bin km uzaktan istihbarat aldı, MİT 2 km uzaktan saldırıyı bilemedi

Ankara’da meydana gelen ve ilk belirlemelere göre 34 kişinin öldüğü 125 kişinin yaralandığı patlama öncesi ABD Büyükelçiliği 11 Mart’ta açıklama yapmıştı

Ankara’da bugün meydana gelen saldırıyı ABD, sadece iki gün önce, vatandaşlarına gönderdiği bir uyarı mesajıyla duyurdu. ABD Büyükelçiliği tarafından 11 mart tarihinde yapılan uyarının sadece İngilizce yapılması ise dikkat çekti.

ABD Büyükelçiliği, 11 Mart’ta “ABD Vatandaşlarına Güvenlik Mesajı” başlığı altında Ankara’daki vatandaşlarını uyardığı ortaya çıktı. Büyükelçilikten yayımlanan mesajda, “Türk hükümeti binaları ve konutlarına potansiyel bir terörist saldırısına dair bilgiler olduğu” bilgisine yer verilirken, Amerikalılar’dan bölgeden uzak durmaları istendi.

ABD, 10 bin kilometre uzaktan saldırıya ilişkin bilgi aldı, kendi vatandaşlarını uyardı. Ancak merkez binası saldırının olduğu noktaya sadece 2 km uzakta olan MİT, Türkiye vatandaşları için herhangi bir uyarıda bulunmadı.

EMNİYET İSTİHBARAT “20 BOMBALI ARAÇ” UYARISI YAPIP, PLAKA DAĞITMIŞTI

Sadece Amerikalılar değil, Emniyet İstihbarat da Türkiye’de terör saldırısı yapabileceğine ilişkin istihbarat bilgisi bulunan 20 araç olduğu bilgisini almış ve bu araçların plakalarını 81 il emniyetine dağıtmıştı.

Ancak ardarda gelen tüm bu uyarılara rağmen Türkiye’nin Başkentinde saldırı oldu.

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ’NDEN İKİNCİ AÇIKLAMA

ABD Büyükelçiliği, 11 Mart’ta Ankara’daki Amerikan vatandaşlarını uyardığı ‘potansiyel terör saldırısı’yla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada yapılan uyarının “rutin” olduğu kaydedildi.

Elçiliğin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada şöyle denildi: “ABD Büyükelçiliği’nin Ankara’daki ABD vatandaşlarına yönelik mesajı hakkında Türk basınında yer alan spekülasyonlara ilişkin gerçekler şöyledir: ABD Büyükelçiliği geçtiğimiz hafta sosyal medyada dolaşan ve Türk hükümeti kaynaklı olduğu belirtilen bir uyarı mesajı yoluyla bir tehdit bilgisinden haberdar olmuştur. Söz konusu uyarıyı Türk makamlarıyla teyit eden büyükelçilik, Türk hükümetinden herhangi bir tehdit bilgisi edindiğimizde rutin olarak yaptığımız şekilde, aralarında hem devlet görevlileri hem de sivillerin bulunduğu Ankara’daki tüm ABD vatandaşlarına ve ABD Büyükelçiliği’nin tüm çalışanlarına yönelik bir bilgi notu yayınlamıştır.”

ABD Büyükelçiliği, 11 Mart’ta bir açıklama yayınlayarak Ankara’daki ABD vatandaşlarını, “kişisel güvenlik planlarını gözden geçirmeleri ve çevrelerine dikkat etmeleri” yönünde uyarmıştı. Açıklamada, “Ankara’nın Bahçelievler bölgesindeki Türk hükümet binaları ve konutlarına yönelik potansiyel bir terör saldırısı bilgisi alındığı, ABD vatandaşlarının bu bölgeden uzak durmaları” istenmişti. CİHAN

MİT DOSYASI : MİT iki canlı bombayı arıyor iddiası

Suruç, Diyarbakır ve Ankara Tren Garı’nda üç ayrı intihar eylemi gerçekleştiren IŞİD’in Suriye’den iki canlı bombayı daha Türkiye’ye gönderdiği belirlendi.

Sözcü – Suruç, Diyarbakır ve Ankara Tren Garı’nda üç ayrı intihar eylemi gerçekleştiren IŞİD’in Suriye’den iki canlı bombayı daha Türkiye’ye gönderdiği belirlendi.

İntihar saldırısı hazırlığı yapan IŞİD’ci canlı bombaların kendilerini patlatmadan yakalanması için alarm verildi. Türkiye’yi hedef alan saldırı planlarını sıcak tutan IŞİD’in Ankara, İstanbul, İzmir gibi metropol kentlerde intihar eylemi tasarladığı tespit edildi.

Milli İstihbarat Teşkilatı, uluslararası terörist faaliyetlerin deşifresine dönük önemli bir istihbarata ulaştı. Suriye’de IŞİD saflarında faaliyet yürüten ”Dücane” kod adlı Muhammed M.T.’nin çatışma bölgelerinde bulunan ”Zulkarneyn” kod adlı Selman S.A. ile intihar eylemi hakkında görüştüğü belirlendi.

İKİ CANLI BOMBA

MİT, iki canlı bombaya karşı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nı uyardı. Ülke içinde yaşanabilecek olası intihar eylemine dönük planlı istihbarat operasyonları başlatıldı. MİT ve polis, iki canlı bombanın izini sürüyor. Yasadışı yollardan ülkeye girdikleri tahmin edilen iki canlı bombanın saklandıkları yerler ile bağlantılı oldukları örgüt mensupları tespit edilmeye çalışılıyor.

Polis, başta TBMM olmak üzere askeri yerleşkeler, diplomatik misyonlar, ibadet yerleri, AVM’ler, metro istasyonları, devlet binaları ile halkın yoğun bulunduğu meydanlarda bomba dedektör köpekleri eşliğinde önlemleri yoğunlaştırdı.

MİT DOSYASI /// MİT iddiası : Hakan Fidan gidecek yerine Kalın gelecek

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın hakkındaki bir iddia Ankara’ya bomba gibi düştü. Sözcü yazarı Zeynep Gürcanlı, MİT’in başına İbrahim Kalın’ın getirileceğini iddia etti.

Sözcü Gazetesi yazarı Zeynep Gürcanlı, bugünkü köşe yazısında Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın hakkında ilginç bir iddia ortaya attı.

İddiaya göre, yazıdaki "Hakan Fidan büyükelçi mi olacak?" başlıklı bölümde MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Tokyo’ya büyükelçi olarak gideceği, yerine ise Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın getirileceği öne sürüldü.

Gürcanlı’nın konuya ilişkin bugünkü yazısı şöyle:

"Ankara’da bu aralar gündemdeki isim Hakan Fidan…

Türkiye’nin başkentine 4 ay arayla gerçekleştirilen iki terör saldırısının engellenememesi, kamuoyunda MİT için ‘Milli İstirahat Teşkilatı’ yakıştırmalarını başlattı. MİT’in başındaki Hakan Fidan’ı da hedef tahtasına oturttu.

Fidan’ın önümüzdeki günlerde MİT’in başından alınacağı, büyükelçi olarak yurtdışına atanacağı konuşuluyor. Hatta bir ülke telaffuz edilmeye bile başlandı… Hakan Fidan’ın Tokyo’ya Büyükelçi olacağı fısıltısı kulisleri sarmış durumda.

Fidan’ın gidişi kadar, yerine gelecek isim de konuşuluyor Ankara’da. Öne çıkan, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın adı. Ancak çok büyük bir sürpriz olabileceğinden de bahsediliyor.

Ne olabilir bu sürpriz? Ergenekon’da adı geçen birinin MİT Müsteşarı yapılması olmasın!"

MİT DOSYASI : MİT’in Bütçesi 10 Yılda Yüzde 465 Arttı

MİT’in geçen yıl 1 milyar 108 milyon lira olan ödeneği bu yıl yüzde 47,7 artışla 1 milyar 636 milyon liraya yükseltildi.

Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) ayrılan ödenekte olağanüstü artış yaşanıyor.

MİT’in geçen yıl 1 milyar 108 milyon lira olan ödeneği bu yıl yüzde 47,7 artışla 1 milyar 636 milyon liraya yükseltildi. Kurumun 10 yıl öncesine göre Bütçesindeki artış oranı ise yüzde 465’i buldu.

MİT’in harcamalarındaki büyük artış Meclis’teki Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde de gündeme geldi. CHP Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Maliye Bakanı Naci Ağbal’a MİT’in bütçesinde 10 yılda yapılan yüzde 465’lik artışın gerekçesini sordu.

Ağbal, söz konusu artışta yatırım harcamalarından oluşan sermaye giderlerinin artmasının etkili olduğunu söyledi. Kuşoğlu ise Bakan’a, “Yatırım ama sonuç olarak niçin bu yatırıma gerek duyuluyor? Biz bunu eleştiriyoruz. Başka alanlara yatırım yapılması gerekirken neden bu alanda bu kadar fazla anormal yatırım yapılıyor?” diye sordu. Bakan, bu soruya cevap vermedi.

Zaman

MİT DOSYASI : Ankara saldırısı sonrası FETÖ ve Kandil medyası boş durmadı

Türkiye’yi hedef alan terör saldırılarını fırsat bilen FETÖ ve Kandil medyası Ankara saldırısından sonra da boş durmadı.

MİT üzerinden hükümete saldırmaya çalışanlara ve istihbarat zaafiyeti olduğu yönünde algı yaratmaya çalışanlara Milli İstihbarat Teşkilatı, 7 Ocak 2016 tarihli yazısıyla cevap verdi.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın en son 7 Ocak 2016 tarihli yazısı Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi ilgili tüm kurumlara gönderilirken yazıda, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde, terör örgütü PKK ve tüm yapılanmalarının canlı bomba ve sabotaj eylemleri planladığı hatta keşif çalışmalarının da yapıldığı yer aldı. Uyarı yazısında, Türk Silahlı Kuvvetleriyle emniyet mensuplarının kullandığı güzergahlarının ve servis toplanma yerlerinin hedef olabileceği uyarısında bulunuldu. MİT, uyarı yazısında olası riskli bölgeler arasında Ankara Kızılay’a da yer verdi. Gerekli önlemlerin alınmasını tavsiye etti.

3 KRİTİK İSİM GÖZALTINDA

Türkiye’yi yasa boğan hain saldırının, terör örgütleri PKK-YPG işbirliği ile gerçekleştirildiği tereddüte yer bırakmayacak netlikte belirlendi. Saldırıda kullanılan aracı Diyarbakır’dan Ankara’ya PKK’lı M.A.’nın getirdiği tespit edildi. PYD ile bağlantılı olan M.A.’nın bomba yüklü otomobili Ankara’da PKK’lı K.O.’ya teslim ettiği de ortaya çıktı. YPG’li canlı bomba Salih Neccar ise saldırıdan bir kaç gün önce Diyarbakır’dan otobüsle gelmiş. Patlayıcı yüklü araç K.O. tarafından Salih Neccar’a Ankara’da teslim edilmiş. Neccar’ın bir gün önce Merasim sokakta keşif yapmış. Ankara Başsavcılığı, 20 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.

MİT DOSYASI : Özdağ: Taktik İstihbarat Ve Önleyici Polis Faaliyeti Zaafı Var

MHP Genel Başkanı Ümit Özdağ, dün gerçekleşen terör saldırısında stratejik ve operasyonel istihbarat zaafı olmadığını, taktik istihbarat ve önleyici polis faaliyeti zaafı olduğunu söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) basın toplantısı düzenlendi.

Dün gerçekleşen Ankara terör saldırısında stratejik ve operasyonel istihbarat zaafı olmadığını söyleyen Özdağ, "Ankara bombalamasında olduğu gibi taktik istihbarat ve önleyici polis faaliyeti zaafı vardır." dedi. Güvenlik güçlerine Ankara‘da yapılacak araçlı bir bombalı saldırı olabileceğine dair bilginin ulaştığını kaydeden Özdağ, "Sadece güvenlik güçlerine değil bana da ulaştı. Ne yazık ki, etkin polisiye önlemler kurulamadı. Şaşırmamak lazım. Çankaya ilçesi Türkiye‘nin bir numaralı ilçesi ve polis teşkilatı çok ağır bir baskı altında. Bu ilçe çok ağır terör tehdidi ile karşı karşıya.

Çankaya ilçesi için özel bir istihbarat-jandarma-polis örgütlenmesine ihtiyaç var. Personel ve kaynak güçlendirmesine ihtiyaç var. Ankara‘da da aylardan bu yana Emniyet Müdürlüğü vekâleten yürütülüyor. Oysa Ankara‘nın tehdit altında bir şehir olduğu biliniyor." diye konuştu.

Ankara‘da dün gerçekleşen saldırının, üzerinde ciddi bir şekilde düşünülmesi gerektiğini anlatan Özdağ, "Türkiye‘nin bütün dikkatini PKK/PYD’ye çevirdiği ve AKP Hükümetinin Suriye’ye kara müdahalesine istekli olduğu bir dönemde PKK’nın Ankara‘yı bilen bir PKK’lı yerine Suriye doğumlu ve Suriye’de yaşayan bir PYD’liyi böyle bir katliam saldırısı için seçmiş olması başlı başına düşündürücüdür. Sanki birileri bu saldırı ile Türkiye‘nin Suriye’ye askeri müdahalesini kışkırtmak istemektedir açık bir şekilde. Bundan dolayı öncelikle soğukkanlı olmak ve saldırıyı sükünetle değerlendirmek gerekir.

Türkiye, PKK/PYD’ye indireceği ağır darbenin yerini ve zamanını çok doğru seçmeli, bu darbe saldırıyı düzenleyenlerin istediği yer ve zaman değil, Türkiye‘nin istediği yer ve zamanda olmalı. Türkiye, bekleneni değil, beklenmeyeni yaparak şaşırtıcı etki faktörünü kullanmalıdır." şeklinde konuştu.

Suriye iç savaşının aldığı boyut ve PKK terörünün ulaştığı aşama Türkiye‘yi sıkıyönetim ilan etmeye zorladığını ifade eden Özdağ, "Sıkıyönetim ilan edilmeden geçen her gün ülkemize zarar vermektedir. Eğer gecikilir ise bir gün sıkıyönetim de yetmez hale gelebilir. Keza, bunun dışında PKK ve IŞİD terörüne karşı saldırgan bir istihbarat ve önleyici polisiye önlemler sisteminin geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye‘deki terör eylemlerinin önemli bir boyutu da dış ilişkilerde yaşanan zafiyet oluşturuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, PYD politikasından dolayı ABD’yi sert bir şekilde eleştirmeye başlamışlardır. Oysa artık eleştiri değil alınması gereken önlemleri konuşmalıyız. ABD’nin Suriye ve PYD politikası, Türkiye‘nin yaşamsal çıkarlarına zarar vermektedir. ABD’nin bu politikalarından vazgeçmesi için AKP hükümetinin ne yapacağını merakla bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

JÖH VE PÖH’LERİN ÖNEMLİ VE KOLAY ÇÖZÜLEBİLECEK SIKINTILARI VAR

Güneydoğu Anadolu’da Sur, Silopi ve Cizre’de PKK terörüne karşı mücadele eden ve ağırlığını Jandarma Özel Harekat (JÖH) ve Polis Özel Harekatın (PÖH) oluşturduğu Türkiye‘nin seçkin savaşçılarının, önemli ve kolay çözülebilecek sıkıntıları olduğunu vurgulayan Özdağ, şunları kaydetti: "Cizre’de okullarda kalan polis özel harekatçılar su ihtiyaçlarını nehire attıkları bir motorla nehirden karşılamaktadır.

Bu su sadece tuvalet ihtiyacı için kullanılmakta çünkü su pis, yıkanamıyorlar. Bunlar her sabah şehit olmak için çıkıyorlar. Bu sorun kolay çözülebilecek bir sorun ama çözülemedi. Cizre’de operasyonlar bitti bu sorun çözülemedi. İdil’de de aynı sorunla karşı karşıya kalacaklar. Polis Özel Harekat’tan gelen şikayetlerin benzeri Jandarma Özel Harekat’tan da geliyor. Aç olduklarını söylüyorlar birbirinden bağımsız kaynaklar.

Yemek çıkıyor fakat yemeğin kalorisi az. Çatışma halinde olan, yüksek efor sarf eden Jandarma ve Polis Özel Harekatçıları doyurabilecek ölçüde değil. Valiliklere bu yemekleri sağlayan kurumun başkanı ile görüştüm. Şaşırdı, ilgileneceğini söyledi, ancak itiraz etmedi. Bu da çok kolay çözülebilecek bir sorun, derhal çözülmesi gerekiyor.

Ayrıca polis ve jandarma özel harekatçılar yanlarında daha fazla amirlerini görmek istiyorlar. Amirlerinin orada olmasının onlara moral vereceğini ifade ediyorlar. Amirlerimiz geldiğinde sadece valilikte kalmasınlar, bizim nasıl savaştığımızı, mücadele ettiğimiz görsün istiyorlar. Bunu ifade etmek benim borcum."