Etiket arşivi: İSTİHBARAT DOSYASI

İSTİHBARAT DOSYASI : İstihbarat örgütleri hala eski yöntemler ile çalışıyor

Brüksel’deki bombalı saldırılar sonrasında birçok soru havada kaldı. Anti-terör uzmanı Claude Moniquet euronews’in sorularını cevapladı.

Gregoire Lory, euronews: Belçika anti-terör konusunda yeterince başarılı olamadı mı ?

Claude Moniquet:

“İnsanların hangi ölçüde tehlike teşkil ettiği konusunda değerlendirme sorunu var. Belçikalıların bir sorunu var demek istiyorum ancak bu sorun hepimizde var. Batı’daki istihbarat örgütleri soğuk savaştan kalma ve belli formatlarda çalışma yürütüyorlar. Devletler, siyasi partiler, KGB, Kırmızı ordu vs. Burada karşımızda karmaşık bir yapı var bu yapı DAES. Genel fotoğraf elimizde bulunuyor. Ancak detaylar önemli. Günümüzdeki teröristler 10-15 yıl önce olduğu gibi hareket etmiyor. El Kadraoui kardeşler gibi 6 ay 1 sene içinde radikalleşen serseriler var karşımızda. Uzun süre bu insanları tespit etmek zor olabilir.”

euronews: Durum o halde yanlış bir şekilde mi değerlendirildi?

Claude Moniquet:

“Batı’da genel anlamda istihbarat örgütleri konusunda sorun yaşanıyor. Özellikle Belçika ve Fransa’da. Analiz sorunu var. Kültür sorunu. Yapılar üzerinde çalışan istihbarat ve organize suç örgütleri ve sokaktaki gençlere yönelik çalışan polisler ile işbirliği yapılmalı. Sokak kültürünü biliyorlar. Bu ikisi arasında işbirliği sağlanırsa olayları daha net bir şekilde değerlendirebiliriz. Abdeslam kaçarken cihatçı değil sokak çocukları oldukları gözlendi. Bazı gruplarda bulunan ve arkadaşlarına hizmet eden gençler bunlar. Arkadaşlarına yardım etmeleri gerektiğini düşünüyorlar. Terörist olmasalar bile arkadaşım Salah Abdeslam’a yardımcı olmalıyım diye düşünüyorlar.

euronews: Schaerbeek’teki dairede bulunan maddeler sizi şaşırttı mı ?

Claude Moniquet:

“Schaerbeek’te yapılan operasyonlar uzun süredir planlanan bir eylem olduğunu gösteriyor.
Dairede bulunan maddeleri değerlendirecek olursak örneğin 150 litre aseton var. Aseton her yerde bulunuyor. Bir, iki, üç litre alsanız kimse size bir şey sormaz. Ancak 20,30 veya 150 litre aseton satın alırsanız bu dikkat çekebilir. Mağazalar polise haber verebilir. Uzun bir süre zarfında maddelerin biraraya getirildiği düşünülebilir. Hazırlık haftalarca veya aylarca sürmüş olabilir.

euronews: Salah Abdeslam’ın tutuklanması saldırıları tetikledi mi ?

Claude Moniquet:

“Saldırılar intikam niteliğinde değil zira bu 3-4 günde hazırlanmıyor. Yakanlama olayı bunu hızlandırmış olabilir. Bu mümkün. Sonuç itibariyle neler biliyoruz? Salah Abdeslam Cuma günü Mounir Choukri ile yakalandı. 9 Ekim’de Ulm yakınlarında kontrol edildi. İsmi 13 Kasım saldırıları dosyasında hiç bir yerde yer almıyor. Saldırılara karışmadı. Daha farklı bir şeyler hazırlıyordu. 3 gün önce bu 2 kişi yakalanmaktan kurtuldu. 13 Kasım saldırılarına lojistik destek sağlayan Samir Bouzigue bölgedeydi. Dairede kalaşnikov ve patla-tı-cılar bulundu. Patla-tı-cılar dün patlayan bombalar için kullanıldı. Salah Abdeslam’ın bu durumdan haberdar olduğu düşünülebilir. Arkadaşları konuşabileceğini düşünmüş olabilir. Geride mesaj bırakan Bakraoui bu konuya değiniyor. ‘Hızlı bir şekilde hareket etmezsem sonum cezaevinde onun gibi olacak’ ifadesini kullandı. Söz konusu kişi Abdeslam idi.”

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=o8Q4s_08YaI&feature=youtu.be

İSTİHBARAT DOSYASI /// İSTİHBARAT DÜNYASINA FARKLI BİR BAKIŞ : TRT1 BÜYÜK TAKİP PROGRAMI

BÜYÜK TAKİP PROGRAMINI İNDİRMEK İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

İSTİHBARAT DOSYASI : İstihbarat sivil toplumu ‘yakından’ izlemiş

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nin, Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Roman Derneklerinin de aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşlarını yakından izleyerek haklarında rapor yazdığı ortaya çıktı.

Belgelerde Emniyet İstihbarat’ın Roman dernekleri çalışmalarını ‘Yeni azınlık yaratma faaliyetleri’ olarak takip ettiği de görülüyor. İzlemeler kapsamında çok sayıda aktivist, gazeteci ve yazarın da fişlendiği ortaya çıktı.

Dink cinayetinde kamu görevlilerinin yargılandığı dava dosyasında yer alan belgelerde, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nin, Türkiye’de uzun yıllardır faaliyet gösteren Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin çalışmalarını yakından izlediği görülüyor. İstihbaratın, muhbirler aracılığıyla dernek çalışmalarının faaliyetleri ve toplantılarıyla ilgili bilgi aldığı da ortaya çıktı.

2006 yılı tarihli gizli ibareli belge, Emniyet Genel Müdürlüğü ile İstihbarat Dairesi R Şube Müdürlüğü arasındaki bir yazışma. Yazışmada, Helsinki Yurttaşlar Derneği hakkında ‘sakıncalı bir durum bulunup bulunmadığının bildirilmesi’ isteniyor. 4. Sınıf bir Emniyet Müdürü tarafından yazılan cevap yazısında Helsinki Yurttaşlar Derneği hakkında 2000 yılından itibaren, geniş bir rapor sunularak, derneği sakıncalı olmadığı bildirilmiş. Hazırlanan rapor dernek hakkında geniş bir istihbarat çalışmasıyla oluşturulmuş. Ayrıca çeşitli illerden gelen istihbarat raporları da dosyada yer alıyor.

Derneğin kuruluşu, kurucuları, yönetim kurulları, dernek tarafından hazırlanan yayınlar ve yayınların finansmanı raporlarda ayrıntılı şekilde yazılmış. Derneğin düzenlediği panellere kimlerin katıldığı da sıralanmış.

Yeni azınlık yaratma faaliyetleri

Dernekle ilgili istihbarat bilgilerinin yer aldığı raporda en dikkat çekici bölüm bir muhbirden alınan bilgiler. Muhbirden alınan bilgiler ve değerlendirmelerin yer aldığı F4 adı verilen istihbarat raporu, “Misyonerlik- Yeni azınlık yaratma faaliyetleri” olarak adlandırılmış. Yardımcı İstihbarat Elemanı, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin çalışmaları, toplantıları hakkında İstihbarat Şubesi görevlilerine bilgi vermiş. Ayrıca Roman derneklerinin toplantıları ve çalışmaları hakkında bilgi veriyor.

Fişlenmişler

Hrant Dink cinayetinden sonraki yargılama sürecinde Emniyet İstihbarat Dairesi’nin, takip ettiği şahıslar için İDP (İstihbarat Değerlendirme Projesi) adı verilen bir istihbarat programı kullandığı ortaya çıkmıştı. Uygulama kamuoyunda fişleme olarak biliniyor. Dink cinayeti dava dosyasına giren raporda, dernek faaliyetlerine ve toplantılarına katılan, aralarında Hrant Dink’in de olduğu çok sayıda aktivist, gazeteci ve yazarların İDP numaralarına da yer verilmiş.

İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerinin, raporda yer verdiği değerlendirme bölümlerinde toplantılara katılanların, nüfus bilgileri, doğum yerleri ve tarihlerine de yer verilmiş.

Roman dernekleri de izleniyor

İstihbarat Raporunda, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin yanı sıra Roman derneklerinin çalışmalarının da takip altında olduğu ortaya çıktı. Edirne Roman Kültürünü Tanıtma ve Araştırma Derneği (EDROM), Roman Dernekleri Federasyonu (ROMFED)’in çalışmaları ve çalışmalara katılanlar hakkında istihbarat bilgileri yer alıyor.

İSTİHBARAT DOSYASI : Uluslararasi İlişkilerde İstihbarat

Uluslararasi Iliskilerde Istihbarat.pdf

İSTİHBARAT DOSYASI : İstihbarat Güçleri Bu Sefer WhatsApp Mesajlarının Peşine Düştü

Hatırlanacağı üzere bir süre önce Apple ve FBI arasında şifreleme konusunda bir anlaşmazlık yaşanmış, bu anlaşmazlık mahkemeye taşınmıştı. Mahkemede FBI, Apple’dan kendisine suçluların telefonlarına sızma imkanı verecek bir arka kapı oluşturmak için yardım istemiş, Apple ise ürettiği iPhone ve iPad’lere herhangi bir casus yazılım yerleştirmenin sadece suçluları değil, bütün Apple cihaz kullanıcılarını tehlikeye atacağı için bu davaya tepkisini göstermişti.

Yaşanan bu davanın ardından bilişim ve internet dünyasının önde gelen isimleri de Apple’a desteklerini sunmuşlardı. Fakat dava sonucunda Apple, FBI’a bu casus yazılımı sunmakla yükümlü kılınmıştı.

Şimdi ise WhatsApp benzer bir durumla karşı karşıya. Bu olayda yine bir zanlının telefonuna erişilmeye çalışılıyor. Fakat istihbarat güçleri bu işi yaparken WhatsApp’ın şifreleme bariyeriyle karşılaşıyorlar. Hatırlanacağı üzere WhatsApp geçtiğimiz senelerde iletişim sisteminin tümünü şifreleme temeline oturtmuştu. Bu sayede WhatsApp kullanıcılarının lokasyon verilerine hiç bir şekilde ulaşmak mümküm olmuyordu. İstihbarat güçleri ise WhatsApp’ın bu şifreleme sistemini aşabilmek için WhatsApp’tan yardım talep ediyorlar.

WhatsApp’ın böyl bir yardımı sunup sunamayacağı aslında çok da tercih meselesi değil. Çünkü WhatsApp üzerinde şifrelenen veriler alıcılar haricinde hiç kimse tarafından görüntülenemiyor. Bu nedenle WhatsApp sunucularında bile kullanıcıların cihazlarındaki verilere erişilmesi mümkün olmuyor

İSTİHBARAT DOSYASI /// İSMAİL GÜZEL : Espiyonaj ve Vatan

Espiyonaj ve Vatan

Hain içerde olursa kapı nasıl kilit tutsun.

Ülkemiz, vatan ve millet düşmanlığı yapanlardan çok çekti. Memlekette girilmedik dehliz neredeyse sızılmadık kurum kalmadı.

Tehditler, kumpaslar, himmetler, böcekler, kasetler, ses kayıt cihazları, belge sızıntıları.

Bir devletin gerçek anlamda güçlü olup olmadığı o devletin milli olan istihbarat kurumu ile orantılıdır. Ülkenin en önemli kurumlarından olan İstihbarat örgütlerinin varlığı, o ülkenin, varoluş ve bağımsızlık iddasını sürdürebilmesi ve gücünü pekiştirebilmesi için gereklidir. İstihbarat örgütleri devletler için çok ciddi anlamda önemli, önemli olduğu kadar da hayati bir değer taşır.

Bir ülkenin, bir kurumun yahut bir kuruluşun menfaatleri gözetilerek, gizli amaçları için çalışan ve bu bilgiyi bağlı olduğu kurumun ya da ülkenin istihbarat örgütleriyle paylaşan bireylerdir.

Gerçek hayatta ülkesi için casusluk yapmak yahut istihbarat elemanı olmak isteyenler için hatırlatılması gereken bir çok husus var. Söyleneceklerin en başında, filmlerde izlenilen yada romanlarda anlatılanlar gibi hızlı ve pahalı arabaların olmadığı, saniyeler kala bombanın etkisiz hale getirilmediği belkide verilecek görevler için silah bile taşınmadığı bir tür hizmet görevidir.

Çoğu kişi elbette James Bond ve Jason Bourne karakterlerinin ve filmlerde gösterdikleri performansın gerçekçi olmadığını bir kurgudan ibaret olduğunun farkında.Eski MI6 ajanı olan Somerset Maugham’ın da dediği gibi istihbarat bölümü calışmaları bazen son derece monoton, bazen de gerçek casuslukla ilgisi olmayan görevlerle uğraşmaktır.

İzlemeye değer bulduğum, istihbaratın gerçek anlamda nasıl çalıştığını anlatan nadir filmlerden "Complicit" filminin izlenmesi istihbarat örgütleri ile çalışmak isteyenler için aydınlatıcı olabilir.

Tekrar özetleyecek olursak hızlı arabaların, kavganın,baştan çıkaran yabancı istihbarat elemanlarının olmadığı, bazen silahın dahi olmadığı tam aksine normal sıradan hatta bazen sıkıcı olabilicek bir işten farkı olmayan buna karşın değerinin ülkeler için önemli olduğu bir iş türü.

İstihbarat örgütleri bünyesinde bulunan diğer iş kolları arasında; bilgi işlem, çevirmenlik, çözümleme ve diğer hayati önem taşıyabilecek iş kollarını da barındırmakta.

İstihbarat örgütlerinin, yoğunlukla kullandığı teknolojik unsurların da ön plana çıktığı 1999 yapımı olan "Enemy Of The State", dilimize "Devlet Düşmanı" olarak çevrilen Will Smith’in ve Gene Hackman’ın başrollerde oynadığı bilgi teknolojilerinin yoğun kullanıldığı harika filmlerden bir diğeridir.

Çok karışık ve zor bir dönemde, başta ülke topraklarını korumak, içeriden ve dışarıdan gelebilecek fitnenin ve hainliğin önüne geçebilmek için 1880 yılında, Abdülhamid Han tarafından bizzat kurulan Yıldız İstihbarat Teşkilatı ilk organize olmuş istihbarat birimidir.Ülke topraklarında ve Avrupa’daki, gelişmeleri takip ederek duruma uygun stratejiler geliştirilmiş önlemler alınmıştı.Ülke dışında da düzenli organize olan teşkilat, Paris, Roma, Londra gibi çeşitli bölgelerde, bireyler, kurum ve kuruluşları yakından izlemiş ve burdan gelen bilgiler doğrultusunda teşkilat gerekli önlemleri almıştı.

Bu topraklar çok hain gördü.

Günümüz ve imparatorluk dönemi dahil olmak üzere her dönem, ülkemiz casusların cirit alanı olmuştur.Kendi içimizde ki hain casuslar,kendi vatanını yurt dışına jurnalleyenlerin yanı sıra, Avrupalı ajanların, Güneydoğu’da etnik ve mezhepsel ayrımcılık üzerinden faaliyetler yürütmekte olduğunu bilmekteyiz.Daha da ileriye giderek PKK terör örgütü çatısı altında çatışmalara katılıp örgüte lojistikten eğitime kadar geniş yelpaze içerisinde görev yaptıkları bilinmekte.

Cennet mekan Abdülhamid Han’ın da dediği gibi “Tarih tekerrürden ibaret değildir,hatalar tekerrürden ibarettir”.Biz de son yıllarda millet ve devlet olarak geçmişimizden gelen tecrübelerle hatalara düşmemeyi öğrendik.Biz millet ve devlet olarak birbirimize inanmayı kenetlenmeyi öğrendik.

İSTİHBARAT DOSYASI : Dünyanın en büyük istihbarat servisi ‘Google’ oluyor !

Dünyanın en yaygın arama motoru Google bir fotoğrafın nerede çekildiğini belirleyen bir istihbarat sistemi geliştirdi

Dünyanın en yaygın olarak kullanılan arama motoro Google, bir fotoğrafın nerede çekildiğini belirleyebilen GPS’in dahi bilmediği yerleri tespit eden yapay bir istihbarat sistemi geliştirdi. PlaNet adı verilen yeni sistem, çok tanınan anıtlar, şehir manzaraları olmadan da bir fotoğrafın nerede çekildiğini rahatlıkla belirleyebiliyor

Google’ın PlaNet adını verdiği sistem, bina tarzları, diller ve bitki yaşantısı gibi farklı unsurları kıyaslayabilmek için milyonlarca fotoğraf ve 26 bin şebekeden oluşan bir veri tabanı kullanıyor.

“PlaNet fotoğrafları sokak seviyesinde yüzde 3,6, şehir ölçeğinde ise yüzde 10,1 oranında da yerelleştirebiliyor. Fotoğrafların yüzde 28,4’ü ülke seviyesinde, yüzde 48’ı kıta seviyesinde doğru bir şekilde sınırlandırılıyor.” Bu cümleler projeyle ilgili araştırma yapan ekibin Christian Science Monitor’de yayınlanan yazısından.

Ekip ayrıca çok seyahat edenlerle PlaNet’i kıyasladı. İnternet oyunu Geoguessr’ı kullanan PlaNet, dünya turu yapmış 10 dünya kişiyle yerleri belirleme konusunda yarıştı.

Bu yarışta PlaNet 1131,7 km hata payı ile 50 noktanın 28’ini buldu. Dünya turu yapanların ortalama hata payı ise 2320,75 km oldu.

Ancak yazılımın hala bazı eksiklikleri var. Örneğin, yazılım uzak ve az ziyaret edilen yerleri tanıyamıyor.

PlaNet’ı dev sunucular ve süper bilgisayarlarla dolu bir oda gibi düşünseniz de, araştırmacılar programın yarım gigabyte bile olmadığını yani kolayca akıllı telefonlarınıza indirebileceğinizi belirtiyor.