Etiket arşivi: Daeş

IŞİD DOSYASI : İstihbarat servislerine göre DAEŞ’in Avrupa’da 400 militanı var

DAEŞ terör örgütünün, en az 400 militanı eğitip terör eylemleri düzenlemek üzere Avrupa ülkelerine gönderdiği ileri sürüldü.

Associated Press (AP), Avrupa ve Iraklı istihbarat yetkilileriyle Fransız bir milletvekiline dayandırarak geçtiği haberinde örgütün Avrupa’ya karşı düzenlenecek saldırılar için özel kampları bulunduğunu belirtti.

AP’ye konuşan yetkililer, birbirine bağlı terör hücreleri olarak çeşitli ülkelere gönderilen militanlara doğru zamanı ve doğru yeri bulduklarında eylem düzenlemeleri için emir verildiğini söyledi.

13 Kasım’da Fransa’nın başkenti Paris’teki saldırıları düzenleyen teröristlerden birinin de Avrupa’ya 90 militandan oluşan bir grupla girdiği ileri sürülmüştü.

Fransız senatör ve terör ağlarını araştıran komisyonun eş başkanı Nathalie Goulet, yaklaşık 5 bin Avrupalının Suriye’ye gittiğini belirterek, 400 ila 600 militanın Avrupa ülkelerinde terör eylemleri düzenlemek için özel olarak eğitildiğini savundu.

Goulet, "2014’te örgüt, militanlarına birkaç haftalık eğitim veriyordu. Şimdi stratejisi değişti. Özel birimler kuruyor. Bu birimlerin eğitimi daha uzun sürüyor. Amaçları, artık mümkün olduğunca çok kişi öldürmek değil, daha fazla terör eylemi düzenlemek" ifadelerini kullandı.

Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) da ocak ayında yayımladığı raporunda DAEŞ’in "dış eylemler komutanlığı" kurduğunu ve farklı ülkelerde eylemde bulunacaklar için savaş stratejileri, patlayıcı, gözetleme teknikleri gibi özel eğitim verdiğini kaydetmişti

IŞİD DOSYASI : İstanbul’da DAEŞ’e operasyon

Kentte bombalı saldırı yapabileceği değerlendirilen DAEŞ bağlantılı kişilere yönelik operasyonda, ikisi yabancı uyruklu 3 kişi gözaltına alındı.

İstanbul’da bombalı saldırı yapabileceği değerlendirilen DAEŞ bağlantılı kişilere yönelik operasyonda 2’si yabancı uyruklu 3 kişi yakalandı.

Alınan bilgiye göre, Türk ve Alman istihbarat birimlerince yapılan çalışmalar doğrultusunda, İstanbul Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekipleri, kentte bombalı saldırı yapabileceği değerlendirilen DAEŞ bağlantılı kişilere yönelik 3 farklı adrese operasyon düzenledi.

Operasyonda, Türk uyruklu Muhammet N. ile Irak uyruklu İbrahim G.C.Ş. ve Suriye uyruklu Ali F, gözaltına alındı.

Terör örgütü PKK’nın Suriye ve Kuzey Irak’taki kamplarında faaliyet gösteren örgüt mensuplarıyla bağlantısı bulunduğu tespit edilen şüphelilerin, PKK’dan devşirme DAEŞ hücresi oldukları ihtimali üzerinde durulduğu öğrenildi.

Şüphelilerden İbrahim G.C.Ş’nin güvenlik güçlerince aranan kişiler listesinde yer aldığı belirtildi.

IŞİD DOSYASI : DAEŞ PKK’yı Aklamak İçin Kullanıldı

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=DbfanygWrmE

Ufuk Ulutaş, DAEŞ’in PKK terör örgütünün yaptığı her şeyi aklamak için çok etkili bir şekilde kullanıldığını vurguladı.

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş, A Haber ekranlarında yayınlanan Söz Teması programına konuk oldu. Ankara Kızılay’da gerçekleşen terör saldırısını, Suriye iç savaşı, Cenevre görüşmeleri ve Cenevre görüşmelerine YPG’nin katılması bağlamları üzerinden değerlendirdi.

PKK terör örgütünün Batı medyasında reklamının yapıldığını, örgütün profesyonel bir şekilde sivriltilmeye ve bir aktör olarak bölgeye zerk edilmeye çalışıldığını vurgulayan Ulutaş, “Bunun da en büyük sebebi PKK’nın ideolojik olarak kaygan bir zemine kurulmuş olması ve pragmatik yapısı.” dedi.

Ulutaş değerlendirmesinde, DAEŞ’in PKK’nın yaptığı her şeyi aklamak için çok etkili bir şekilde kullanıldığını da vurguladı.

RUSYA DOSYASI : ‘Rusya DAEŞ’in Pozisyonunu Güçlendirdi

SETA Dış Politika Araştırmacısı Acun, Rusya’nın, DAEŞ yerine Suriye’deki muhalif güçleri bombalamasının terör örgütünün pozisyonunun güçlenmesine neden olduğunu söyledi.

Acun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye’deki iç savaşa doğrudan müdahil olan Rusya’nın, 30 Eylül’den bu yana yoğun bir saldırı dalgası başlatığını belirtti.

Rusya’nın, "terör örgütü DAEŞ ile mücadele" söylemiyle uluslararası kamuoyunu yanılttığını aktaran Acun, şöyle konuştu:

"Son dönemde özellikle Halep-Azez hattındaki sivil alanları bombaladılar ve bundan dolayı on binlerce çocuk ve kadın Türkiye sınırına dayandı. DAEŞ ise bu süreçte savunma hatlarını güçlü tutup, bu dalgadan fazla etkilenmemeye çalıştı. Rusya’nın DAEŞ yerine muhalif güçleri bombalaması terör örgütünün bu anlamda pozisyonunu güçlendirmesine neden oldu. Deyri Zor bölgesinde rejime karşı belli kazanımlar da elde etti. Ancak özellikle son haftalarda iki cephede ciddi kayıp verdiği görüldü. Rejimin 2015 Eylül ayında başlattığı saldırıyla DAEŞ’in kuşatma altında tuttuğu Kuveyris Havalimanı’na ulaşıldı. Halep-Rakka yolu üzerinde M15 hattında terör örgütüne ait geniş bir alan ele geçirildi. DAEŞ’in elinde tuttuğu Rai, Bab, Menbic, Cerablus hattını tehdit etmeye başladı. Yine YPG-SDG güçleri yoğun ABD bombardımanı sayesinde Haseke’ye bağlı Şeddadi bölgesini DAEŞ’in elinden aldı."

Terör örgütü DAEŞ’in pragmatik bir örgüt olduğunu, devlet iddiasıyla elinde toprak bulundurmaya ve sahip olduğu yerleri kaybetmemeye çalıştığını vurgulayan Acun, örgütün ağır kayıp verdiği durumlarda özellikle de hava operasyonları sonucu yoğun bir bombardımanla karşı karşıya kaldığı taktik geri çekilmelere sıklıkla başvurduğunu dile getirdi.

"DAEŞ, PETROL VE DOĞALGAZ YATAKLARINA ÖNEM VERİYOR"

Rakka’nın, DAEŞ’in kalbi konumunda olduğunu anlatan Acun, "Örgütün komuta kontrol merkezi Rakka’da. Rai, Bab, Cerablus, Mnebiç bölgesine çok önem veriyor ve burayı yüksek askeri maliyete rağmen elinde tutmaya çalışıyor. Petrol ve gaz yataklarına özel önem veriyor ve bu bölgeleri korumaya çalışıyorlar. Bunun dışında Rakka-Musul lojistik hatlarına önem veren örgüt, bu hatları kaybetmek istemiyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Acun, mevcut askeri dengeler ve ABD öncülüğündeki koaliyonun yoğun saldırıları göz önüne alındığında DAEŞ’in Tel Abyad’ı almasının ya da elinde tutmasının çok zor olduğunu aktardı.

[Anadolu Ajansı, 1 Mart 2016]

IŞİD DOSYASI /// İslam’ın Avrupa’daki Tek İmaj Belirleyici Unsuru : DAEŞ

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=bE-Y5JjZZg4

Enes Bayraklı: “Avrupa’da maalesef İslam’ın imajını belirleyen tek şey DAEŞ saldırıları.”

SETA Dış Politika Araştırmacısı Enes Bayraklı, Ülke TV ekranlarında yayınlanan Söz Bitmeden programına konuk oldu.

Yeryüzünde yaşanan savaşların coğrafyadan bağımsız olarak tüm dünyaya yönelik etkileri bulunduğuna dikkat çeken Bayraklı, beş yıldır devam eden Suriye savaşı neticesinde şuan Avrupa’nın çalkalandığını, mülteci meselesinin Avrupa’yı birbirine düşürdüğünü ve Avrupa’daki sosyal barışı zedelemeye başladığını vurguladı.

Konuşmasının devamında, Avrupa’da artan İslam karşıtlığı üzerine de değerlendirmelerde bulunan Bayraklı, İslamofobi’nin artışındaki temel nedenlerin; DAEŞ’in ortaya çıkması, Paris saldırıları ve mülteci meselesi olduğuna işaret etti. Bayraklı, “Avrupa’da maalesef İslam’ın imajını belirleyen tek şey DAEŞ saldırıları.” dedi.

RUSYA DOSYASI : RUS BOMBARDIMANI DAEŞ, PYD VE ESED’E YARIYOR

Rus savaş uçaklarının Suriye’de gerçekleştirdiği hava saldırıları, terör örgütü DAEŞ, PYD ve Esed rejiminin muhalif gruplara karşı işlerini kolaylaştırıyor.

Rus savaş uçaklarının Suriye’de gerçekleştirdiği hava saldırıları, terör örgütü DAEŞ, PYD ve Esed rejiminin muhalif gruplara karşı işlerini kolaylaştırıyor.

Ruslar, İdlib kırsalında ılımlı muhalif karargahlarına da saldırarak buralarda DAEŞ’in olduğu ileri sürmüştü ki; sonradan bu bölgede terör örgütü elemanlarının olmadığı anlaşıldı. Rus savaş uçakları daha sonra Halep’in güney kesimlerinde İran, Irak ve Hizbullah milislerinin desteklediği Esed güçlerine hava desteği verdi. Rejim askerleri, bu sayede Eys ve Hadır beldelerinin kontrolünü muhaliflerden aldı.

Lazkiye’nin kuzeyinde Bayırbucak Türkmen bölgesini hedef seçen Rus uçakları, burada da aynı yöntemi izleyerek, Esed’e alan hakimiyeti kazandırdı.

Rusların bu hamleleri sadece Esed rejimine değil, terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD’ye de yaradı. Hava saldırıları bu kez Halep’in kuzeyinde Deyr Cemal, Şevağra ve Malikiye beldelerindeki cephe hattına yöneldi. PYD, bu sayede bölgede ilerledi.

Suriye’de DAEŞ ile mücadele ettiğini açıklayan Rusya, Halep’e bağlı Mari ilçesi ve Soran beldesi yakınlarında, terör örgütünün saldırılarına maruz kalan muhaliflerin cephe hatlarına da hava saldırıları gerçekleştirdi. Rusya’nın bu bombardımanı da terör örgütü DAEŞ’e bu bölgelerde alan hakimiyeti kazandırdı.

Kel Cibrin, Kafra ve İhris’i de bombalayan Rus savaş uçakları, hem insani yardım hattını hedef aldı hem de muhaliflerin Esed rejimi ve DAEŞ karşısındaki ilerleyişini durdurdu.

"Yapbozun son parçası"

Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Başkanı Ali Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye krizinin son zamanlarda özellikle Türkiye’nin sınırlarına doğru yoğunlaştığını söyledi.

Suriye’deki savaşı Cerablus’tan başlayıp batıya doğru kaydırılmasının altında yatan bazı nedenler olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle konuştu:

"Aslında bu, Türkiye’nin Ortadoğu ile temasını kesmek ve sınırımız boyunca uzanan bir Kürt koridoru oluşturmak isteyenlerin bu hedeflere ulaşmak için tamamlamak istedikleri yapbozun son parçası. Aslına bakarsanız, Ortadoğu’da verilen savaşların kökeninde ‘Türkiye’nin önünü kesme ve durdurma’ hesapları yatmaktadır."

Şahin, birilerinin 100 yıl aradan sonra Türklerin Ortadoğu’ya siyasi, kültürel ve fiziki anlamda yeniden girmesini, söz sahibi olmasını istemediğine dikkati çekti.

"DAEŞ, Esed rejimi, PYD ve Ruslarla savaşıyoruz"

Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Şam Cephesi basın sorumlusu Ebu Mahmud Nasır ise muhaliflerin şu anda 4 ayrı unsura karşı mücadele ettiğini dile getirdi.

Rusların Suriye’ye gelmesiyle ülkedeki dengelerin değiştiğini anlatan Nasır, "İşin doğrusu biz DAEŞ, Esed rejimi, PYD ve Ruslarla savaşıyoruz. Buna İran’ı da ilave edersek, işimizin ne kadar güç olduğu anlaşılmış olur. Özellikle Rus hava saldırıları, DAEŞ, Esed ve PYD’ye yarıyor. Hep biz ve sivil insanlar hedef alınıyor" şeklinde konuştu.

"Ruslar havadan destek sağlıyor"

Terör örgütü DAEŞ militanları tarafından döşenen mayına basarak yaralanan ve Kilis’te tedavi altına alınan Suriyeli Mahmut Ömer de Rus savaş uçaklarının asıl hedefinin DAEŞ değil, bulundukları bölgeleri terk etmeyen siviller olduğuna işaret etti.

Esed rejiminin DAEŞ ve PYD ile de iş birliği yaptığını savunan Mahmut Ömer, "Şimdi işin içine Ruslar da girdi. Rus uçakları son günlerde Halep’in kuzeyinde sivil yerleşim birimlerini vurmaya başladı. Geçtiğimiz hafta DAEŞ, PYD ve rejim, ÖSO kontrolündeki Halep’e bağlı İhris ile Kafr Nasih köylerini kuşattı. Rus savaş uçakları da bu 3 gruba havadan destek sağladı" dedi.

LİNK : http://aa.com.tr/tr/dunya/rus-bombardimani-daes-pyd-ve-esede-yariyor/488878

IŞİD DOSYASI : DAEŞ Saldırılarının Stratejik Anlamı

DAEŞ Saldırılarının Stratejik Anlamı

Ortadoğu’daki istikrarsızlıktan beslenen DAEŞ, Irak ve Suriye ekseninde yerel bir çatışma ortamı içinde var olan bir yapı olarak ortaya çıkmış ve terör eylemleriyle tüm dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu noktada göze çarpan en önemli dinamik Amerika ve Avrupa Birliği’nin DAEŞ kaynaklı gelişmeleri sadece güvenlikçi bir perspektiften okuması ve salt askeri önlemler üzerinde durmasıdır. Türkiye ise sadece güvenlikçi politikaların yeterli olmayacağını vurgulayarak ortaya çıkan mülteci sorunu, Irak ile Suriye’de demokratik sürecin yeniden inşası ve Esed’in tasfiyesi gibi konularda somut adımlar atılması gerektiğini ifade etmiştir.

Son yaşanan terör olayları ise bu durumun önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Paris, Ankara ve İstanbul gibi bir yandan başkent özelliği taşıyan bir yandan da turistlerin sıklıkla tercih ettiği şehirleri hedef alması nedeniyle DAEŞ, birkaç mesajı birlikte vermeye çalışmıştır. Bu bağlamda Paris saldırıları ve Ankara saldırıları arasındaki benzerlikler ve DAEŞ’in sivillere yönelik eylemleri, Suriye özelinde Esed’in tasfiyesi için hemfikir olan Türkiye ve Fransa’ya karşı bir mesajdı.

DAEŞ’in İstanbul’daki son saldırısı ise DAEŞ’le mücadelede kararlılığını sürdüren Türkiye, ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin oluşturduğu müttefik koordinasyonunu hedef almıştır. DAEŞ tarafından seçilen hedefin çoğu Alman yabancı turistler olması Türkiye ve Batı arasındaki teröre karşı yekpare hareketi engelleme çabası olarak dikkat çekmektedir. Nihayetinde DAEŞ’le mücadeleyi sürdüren ülkelerin sadece güvenlik perspektifi üzerinden hamleler yapması yeterli değildir. Dolayısıyla Irak-Suriye hattında çok yönlü adımlar atılması amacıyla siyasi istikrarsızlığı ortadan kaldıracak girişimlerde bulunulması, sosyal politikalar geliştirilmesi ve ekonomik sıkışmışlığın giderilmesine yönelik politikalar oluşturulması gerekmektedir. Hiç şüphesiz ki oluşturulacak bu çok yönlü politikaların hayata geçirilmesi, teröre katılımı azaltacağı gibi huzurlu bir Ortadoğu için kritik bir anlam taşıyacaktır.

[Sabah Perspektif, 16 Ocak 2016]