GENELKURMAY DOSYASI : ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞININ EFSANE ALBAYI LEVENT GÖKTAŞ KİMDİR ???

GAZETECİ ZİHNİ ÇAKIR : ALBAY LEVENT GÖKTAŞ’IN MİT MÜSTEŞARLIĞI NASIL ENGELLENDİ ?

Türkiye’nin Fetullahçı yapı ile mücadele sürecini bir İstiklal Mücadelesi olarak adlandırmanın, örgüt liderinin "Devletin kılcallarına sızın" talimatının nasıl nakış nakış işlendiğini ortaya koyan öyle çok yaşanmış gerçek var ki saymakla bitmez.

İşte bu bağlamda, arada kaynayıp giden çok ilginç bir hikaye paylaşacağım sizlerle…

Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili kumpas iddialarına karşı çıkanların dikkatle okumasını tavsiye ediyorum.

Yıl 2004. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki kimi yapıların, AK Parti iktidarının ideolojik referansından kaynaklı rahatsızlıklarının tavan yaptığı dönem.

Ana karargahın hemen her odasında "darbe sohbetlerinin" ayyuka çıktığı bir süreç.

Karargahdaki ikili sohbetlerde bile daha sonra AK Parti’ye kapatma davasının temel gerekçelerinden biri olacak "AK Parti’nin eğilimi siyasal İslâmdır. Siyasal İslam’ın temel düsturu şeriattır. AK Parti, şeriatı amaç edindiği için kaynağını şeriattan alan takiyyeyi kullanıyor" ifadelerinin tartışıldığı bir süreç yani.

Siyasi iktidarın kulağına gelen bu minvaldeki haberler, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yeniden yapılandırılması gerektiği tezini güçlendirir. Zira siyasi otoriteye bağlı olan MİT’in askeri oligarşiye hizmet ettiğinin en açık göstergesi, karargahdaki bu toplantılar ve darbe hazırlıklarına dair en küçük bilgi akışının sağlanmamış olmasıdır.

Hükümet, 2004’te MİT’e yönelik bir operasyon planlar.

MİT’in başına, henüz ortadan kaldırılmamış olan askeri vesayetin hareket kabiliyetini bilen, komuta katı dahil olmak üzere ordu içerisindeki olası darbe hazırlıklarına dair önleyici istihbarat başta olmak üzere her türlü istihbarat akışını sağlayacak bir isim üzerinde karar kılınır.

Bu isim dönemin Başbakanı şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da yakın tanıdığı ve sık sık görüştüğü Mustafa Levent Göktaş’tır.

Göktaş, 2004 yılında emekliye ayrılana kadar bilhassa Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki görevinde üstün başarılara imza atar.

Genelkurmay 2. Başkanlığı’na bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesindeki Muhabere Arama Kurtarma (MAK) Birliği’nde de görev yapan Göktaş, kimsenin bilmediği bir çalışmanın da başındaki isim olmuştur.

Bu çalışma, Fetullah Gülen Cemaati’nin doğuşundan "sızdığı" kurumlara ve imza attığı birçok eyleme hepsini içinde barındıran ve 2000 sayfadan oluşan rapordur.

Göktaş’ın başında olduğu bu raporun çalışmalarında Binbaşı B.K, Yüzbaşı H.B, Yüzbaşı T.M, Yüzbaşı T.D ve Yüzbaşı Ş.A da yer almıştır. Öyle ki raporun hazırlandığı bilgisayarlar imha edilir.

Böylesine önemli bir çalışmaya imza atan Mustafa Levent Göktaş, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök tarafından emekli olmaya zorlanır. Bu süreç öncesinde de, Göktaş’ın emrindeki üst subaylar teker teker karargaha çağrılarak bu rapor sorulur. Ancak raporun izine rastlanılamaz.

Göktaş’ın emekliliğini bilhassa silah arkadaşları ve himayesindeki askerler bu rapora dayandırır.

Gelelim tekrar MİT Müsteşarlığı konusuna…

Göktaş’ın 2004’te emekliye ayrılması üzerine, kendisine MİT Müsteşarlığı teklifi yapılır. Hatta iddiaya göre teklifi yapan bizzat ERDOĞAN’dır.

Teklifi alan Göktaş, ekibini kurma çalışmalarına başlar.

ÖKK’daki ekibinden güvendiği isimlere Daire Başkanlığı teklif eder. Bu isimlerden kabul edenler, ÖKK’da görev yaparken aynı zamanda MİT’te oryantasyon eğitimine bile alınır.

Bir süre sonra Göktaş için kararname hazırlığı başlar.

O dönem Başbakanı Erdoğan ve Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında uzlaşma da sağlanır. Son olarak teamül gereği Genelkurmay Başkanı ile görüşülür. Ancak Hilmi Özkök refere etmez. Gerekçesi ise ilginçtir.

Özkök, "Göktaş’ın rütbesinin Albay olduğunu oysa müsteşarlık konumuna TSK kökenli bir ismin gelmesi için en az Korgenerallik rütbesine haiz olması gerektiğini, aksi durumda hiyerarşik kargaşaya sebep olacağını" öne sürerek, ayak direr.

Gül ve Erdoğan da belki o dönemin koşullarından kaynaklanan sebeplerle bu yönde ayak diremez.

İşte o Göktaş, 7 Ocak 2009’da, cemaat tarafından amacından saptırılarak rövanşist duygulara kurban edilen Ergenekon soruşturma sürecindeki onuncu dalga operasyonunda gözaltına alınır.

Birkaç gün sonra da "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla tutuklanır.

Öyle ki Göktaş, Operasyonun emniyet ve adliye ayaklarının servis ettiği manipülatif bilgilerden yola çıkılarak, Susurluk silahlarıyla bile irtibatlandırılır.

Sözün özü; bu hikayeden de anlaşılacağı üzere; Fetullahçı Terör Örgütü’nün devleti ele geçirmek için uygulamayacağı zulüm, hayata geçirmeyeceği plan yoktur.

Bakalım daha kimlerin hayatını hangi gerekçelerle karartıp, bu ülkenin en stratejik kurumlarını nasıl ele geçirdiler…

VİDEO LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=QsukX-cx2dE

Albay Levent Göktaş kimdir?

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Aybay Levent Öztürk, Öcalan`ı Türkiye`ye getiren ekipte miydi?

Ergenekon soruşturması kapsamında Prof. Dr. Yalçın Küçük`le birlikte tutuklanarak cezaevine gönderilen emekli Albay Levent Göktaş`ın, sayısız ödülü olduğu ve Öcalan`ın Şam`dan çıkarıldığı operasyonda görev aldığı ortaya çıktı.

`Ergenekon` soruşturması kapsamında tutuklananan emekli Albay Mustafa Levent Göktaş`ın PKK tarafından 25 kez pusuya düşürüldüğü ortaya çıktı. Star TV`de Uğur Dündar`ın sorularını yanıtlayan yine kendisi de emekli bir subay olan Sertar Öztürk, Göktaş`ın çok üstün vasıflara sahip bir asker olduğunu söyledi. İşte Öztürk`ün sözleri;

`SUBAYLAR ONA TAPARDI!`

Kendisi çok kahraman, tanıyan tüm subayların taptığı askeri bir liderdir. Yüksek irtifa serbest paraşütçüsü, su altı komandosudur. Özel kuvvetler içerisinde 92`den beri en kritik görevlerde yer almıştır. Eski bir savaşçı bir hukuk adamı, herkesin tanıdığı saygı duyduğu gıpta ile baktığı bir insandır. Kuzey Irak`ta çom önemli harekatların tamamına katılmıştır. Çünkü o operasyonların tamamında özel kuvvetler vardır. Özel operasyonların hepsinde de Levent Göktaş vardır.

`İKİNCİ BİR SUBAY DAHA YOK`

Üç tane silahlı kuvvetlerde hiçbir subayda üç tane üstün cesaret ve feragat madalyası yoktur. Sadece onda vardır. Altı tane Üstün Birlik Yetiştirme Beraatı, 180 tane takdirname, bir sürü şerit rozeti var. Yani TSK`da bir tane daha böyle bir subay yok!

`ÖCALAN`LA İLGİLİ SÖZLER ONUN MU?`

Uğur Dündar: Barzani`ye yakın bir internet sitesinde, `Memlekete hoşgeldin Göktaş` gibi bir sözle sanki intikam alırcasına bir ibare var. Yazıldı çizildi bu konuda ne söylüyorsunuz?

Serdar Öztürk: Yazılmış olması hiç bir şeyi değiştirmez. Askeri sır niteliğindeki görevlere ilişkin bilgi sahibi değilim. Bu operasyona kimler katıldı (Öcalan`ın Türkiye`ye getirildiği operasyon) kimler katılmadı bunları bizler bilmiyoruz. Bilinse dahi devlet sırrının ifşası niteliğindedir ve Ceza Kanunu`na göre mutlaka yaptırım uygulanması gerekir.

Levent Göktaş kimdir?

Ergenekon soruşturmasında tutuklanan Göktaş, TSK`dan albay rütbesiyle emekli olduktan sonra serbest avukatlık yapmaya başladı. TSK`daki muvazzaflık döneminde, terörist Abdullah Öcalan`ın Suriye`den çıkarılması ve Kenya`da yakalanarak Türkiye`ye getirilmesinde görev aldığı iddia edilen Göktaş, Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki Özel Kuvvetler Komutanlığı`na bağlı Muhabere Arama Kurtarma Birliği`nde de görev yaptı.

ÖZEL BÜRO GRUBU Sözcüsü ve İstihbarat Uzmanı Erkut Ersoy’un kaleminden Levent GÖKTAŞ:

Değerli ağabeyim E. Alb. Levent GÖKTAŞ’ın, yukarıda belirtilenlere ilave bazı özellikleri de şunlardır.

1. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın en seçkin subaylarının eğiticisi ve bir çok birliğinin kurucusudur.

2. Yüksek atlama serbest paraşütçü, dağ ve sualtı komandosu olan ilk ve tek subaydır.

3. 2 erken terfisi olan ender subaylardan biridir.

4. Yalnızca bir seferde, yaklaşık 40 askeriyle Irak’taki terör kampına girip 240 civarında teröristi etkisiz hale getiren bir komutandır. Bu operasyonların sayısını kendi de hatırlamaz.

5. Arazide pusuya düşen ve kuşatılan askeri birlikle teröristler arasına tek başına girip, elindeki makinalı tüfekle teröristlere göz açtırmadan askeri birliğin pusudan çıkmasını sağlayan cesur bir askerdir.

6. Onun vücudunda et ve kemiğe ilave olarak metal de (Ameliyatla çıkarılamayıp halen vücudunda bulunan kurşunlar ve kırık kemikleri birbirine tutturmak için kullanılan metal parçalar) bulunur.

7. Barzani ve Talabani’nin, adını duyduklarında kaçacak delik aradıkları tek Türk’tür.

8. Beni ziyarete gelen Makedonya Genelkurmay Başkanı’nın; uluslararası bir ortamda, "Benim hocam (Özel Kuvvetler), hayran olduğum ve örnek aldığım subay’dır" dediği Türk Subayı’dır.

9. Eşi Yargıtay’da görevli bir hukukçudur.

*** En çok üstün cesaret ve feragat madalyası ve takdirname sahibi asker E.Albay Levent Göktaş Ergenekon tutuklusu.

***Kara Harp Okulu İşletme Bölümü mezunu.

***Gazi Üniversitesi İşletme Ana Bilim Dalı Üretim Yönetimi-Planlama yüksek lisansı sahibi.

***Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu

***İngilizce, Rusça, Arapça biliyor.

***Üç tane "Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası" sadece onda var. Başka hiçbir subayda yok.

***Ayrıca altı tane "Üstün Birlik Yetiştirme Beratı" sahibi.

***180 tane "Takdirname" sahibi

***Sayısı bilinmeyen şerit rozeti

***Kuzey Irak’ta yapılan bütün operasyonlara katılmış.

Yukarıda da okuduğunuz gibi, Amerika ve Barzani açısından tam bir terörist .

Ya sizce.

Reklamlar

Etiketlendi:, , , , ,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: