BULGARİSTAN DOSYASI /// YALÇIN KOÇAK : BULGAR TÜRKLERİ İLE İLGİLİ MİNİK BİR ANALİZ

1989 da Türkleri Bulgaristan’dan tehcir ettikleri günden beri 25 yıldır Balkan politikalarımızı manipüle eden ve bizi hep açığa düşüren aşağılık (sözde) Türk partisiyle paraya, içkiye ve kadına düşkün memurların.; Kimini satın alarak, kimini fotoğraflarla tehdit ederek istediği raporları yazdırmayı başaran KGB yetiştirmesi Bulgar İstihbarat Polisi DS’nin Türkçe konuşan Türk ismi taşıyan soysuzları sayesinde HÖH denilen illetin tüm kirli çamaşırları döküldü. Jivkov’un manevi oğlu, özel yetiştirilmiş Bulgar ajanı Sava yani Ahmet Demir Doğan daha fazla gölgede kalamadı. Ahmet Emin vakası tam bir cinayettir.

Dahası Ataka’ya verilen örtülü para tamamen bir ihanettir.

Bu hainler güruhuna rey vermek, bilmeyerek safdillik, bilerek ise gaflet ve delalettir.

Bu gün 11 Şubat, geçmişte Demokrat lider Kostov’un çıkarttığı gizli servisin pis işlerinde kullandığı muhbir ve işkencecilerin Bulgaristan siyasetinden ve bürokrasisinden temizlenmesine, dışlanmasına ilişkin kanunun 10.yılı.

Bu kanunun zaman aşımı süresi dolmak üzere..

NATO’nun 4 umdesinden birisi Komünizm değil miydi? Türkiye NATO’yu bu konuda ikaz etti mi, bilen beri gelsin.

Bulgaristan Adalet Federasyonu bugün bir toplantı tertip ederek insana ve insanlığa karşı işlenmiş suçların “zaman aşımı şartına bağlı olmamasına ilişkin” bir toplantı yaparak AB komisyonunun ve Avrupa devletleri Büyük elçilerinin dikkatini bu konuya çekmeye çalışıyor.

Olayın etrafında ne diplomasimiz var ne siyasilerimiz ve ne de sivil toplum kuruluşlarımız!.

Sezgin Mümin ve Adalet federasyonu; Zulme ve zalime lânet bayrağını buraya kadar taşımış Demokrat Bulgarların “Bulgaristan’ı Jivkof’dan kurtardınız ama komünizmden ve komünistlerden kurtaramadınız, demokrasiye geçiremediniz” sözünün de herhalde zamanı geldi..

***

ON YIL ÖNCE BULGARİSTAN İÇİN NE DEMİŞSEK, O.??

11 Şubat 2016 Bulgaristan Sofya da Türklük için önemli bir gündü.

Demokrat partilerin katılımıyla önemli bir kongre yapıldı.

Eski Başbakanlardan İvan Kostov’un çıkardığı, eski komünist dönemin kirli istihbarat ve işkence, iftira düzeninde sorumlu olanların siyasetten ve bürokrasiden temizlenmesi, dışlanması yasasının 10 yılı; yasa zaman aşımına sokularak komünist ajanlar kurtulmak istiyorlar, sözde Türk partisi de zaten tescilli ajan kaynıyor ve bu işin yanında.

İktidarda ki GERB partisi ve Demokrat milletvekillerinin desteği ile bu süre uzatılabilirse, Bizlerde bilmediğimiz daha çok bilgiye ulaştığımız gibi, faili meçhul cinayetlerinde aydınlandığını göreceğiz.

Bulgaristan Adalet Federasyonu bir başına bu işi buraya kadar taşımış Türkiyede ki derneklerinde DPS türevi, uzantısı davranışları ortaya çıkarılmıştır. Şapka düşmüş, kel görünmüştür.

Rumeli, Balkan politikaları derneklere bırakılamayacak kadar, hatta diplomasiye bırakılamayacak kadar önemli bir Türklük meselesidir.

Yalçın Koçak.

***

KONGRE’YE GÖNDERİLEN KUTLAMA MESAJI

From: yekocak

To: ncpjustice

Subject: Bulgaristan Hukuk Federasyonu Başkanlığı’na

Date: Wed, 10 Feb 2016 12:19:34 +0200

Bulgaristan Hukuk Federasyonu Başkanlığı’na

Sayın: Sezgin MÜMİN

Bulgaristan demokrasisi için verdiğiniz mücadelenizi yakinen izliyor ve takdir ediyoruz.

Demokrasinin üç olmazsa olmazı vardır.

1-) Özgür Birey.

2-) Örgütlü Toplum

3-) Demokrat Devlet

Özgür Birey’inde üç hürriyeti vardır.

1-) Din ve Vicdan Hürriyeti

2-) Teşebbüs Hürriyeti

3-) Fikir Hürriyeti

Devletler, İnsan içinse; İnsanların haklarını gasp edemez. İnsan hakları, hukuk ve demokrasi konularında AB ve Cenevre Sözleşmeleri gayet açıktır.

Bulgaristan da insanlar Bulgar, Türk, Pomak, Makedon, Torbeş, Milletlerden demeden eza ve eziyet çektirilmiştir, insanlık çökertilmiş, ayaklar altına alınmış, aileler parçalanmış ve zorunlu olarak göç ettirilmiştir. Bu bir insanlık suçudur. İnsanlığa karşı işlenen suçları işleyenler İNSAN olamaz. Bu suçlarda zaman aşımı şartı da olamaz.

Devleti bir şekilde ele geçirenlerin işlediği suçtur, bunun zaman aşımı olmamalıdır, olamazda. Olursa kendinden sonrakilere de kötü emsal olur, art niyetlilere cesaret verir. Bulgaristan AB’ye girmiştir, ama önemli olan AB standartlarında yönetebilen bir demokrasiye sahip olabilmesidir. Bu uğurda Bulgaristan da verdiğiniz mücadeleyi destekliyoruz. İktidar Partisinin bu konuda size ve federasyonunuza verdiği desteği tarih illaki yazacaktır.

GERB Partisinde ki Arkadaşlarımızı da kutluyorum.

Eski Rejim’in artıklarından kurtulmuş; insanı ön planda tutan ve Bulgaristan’ın huzur ve refahı için çalışacak siyasi kadrolarla, yöneten bir demokrasiye, insan haklarına saygılı bir siyasal yönetime doğru adım atan sizleri kalben kutluyorum. Başarılar diliyorum.

Jelu Jelev ve Özal’ın başlattığı Türk, Bulgar dostluğunu baltalayanlara lanet olsun. Stanbolisky’nin açtığı yoldan yürüyelim, yeni diye adlandırılan yollarda banditler var.

Saygı ve sevgiler, hazır bulunanlara.

Yalçın KOÇAK

Bu dostluğun mimarlarından,

Şimdiki Bulgaristan’a sokulmayanlardan

http://ulusalhaber1.blogspot.com.tr/2016/02/bulgaristanda-onemli-cok-bir-gun-yalcn.html

JİVKOV KİMDİR ??

Todor Hristov Jivkov(Bulgar: 7 Eylül 1911 – 5 Ağustos 1998), 19541989 arasında Bulgar Komünist Partisi Merkez Komitesi birinci sekreteri ve 19711989arasında Bulgaristan başbakanı.

Bulgaristan‘ın batısındaki Pravets kasabasında, yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Jivkov, gençlik yıllarını Sofya‘da geçirdi. Genç yaşta Bulgaristan Komünist Partisi üyesi oldu. II. Dünya Savaşısırasında Devrimci Halk Kurtuluş Ordusu olarak bilinen direniş hareketinin örgütlenmesinde görev aldı. Eylül 1944 sonra, Sofya polis gücünün başkanı oldu. 1945 yılında bir aday üyesi ve 1948 yılında tam üye olarak BCP Merkez Komitesi’ne seçildi. Savaştan sonra yönetim kademelerinde yükselerek, başta binlerce siyasi muhalifi tutuklayan Halk Milisleri’nin komutanlığı olmak üzere birçok önemli görevde bulundu. 1951‘de Politbüro üyesi oldu. Mart 1954‘te, Vulko Çervenkov’un yerine Merkez Komitesi birinci sekreterliğine getirilerek sosyalist ülkeler arasında en genç parti lideri oldu.

19621971 yılları arasında başbakan olarak olarak görev yapan Jivkov 1972‘de Bulgaristan‘ın yeni anayasasıyla oluşturulan Devlet Konseyi başkanlığına seçildi. 1965‘te sosyalist bir ülkede ilk kez görülen muhalif parti üyeleriyle subayların önderliğindeki bir darbe girişimini önlemeyi başardı. Jivkov iç ve dış politikada Sovyet çizgisine sıkı sıkıya bağlı kaldı. Onun yönetiminde Bulgaristan‘da sanayileşme aksamadan ilerledi ve halkın yaşam düzeyi büyük ölçüde yükseldi. Buna karşılık Jivkov yönetimi ülkedeki Türk azınlığa karşı zorla asimilasyon politikası uygulayarak 1989 baharında Türkiye‘ye doğru büyük bir göç akınının başlamasına neden oldu. 1985’teBulgarlaştırma politikasına girişmiştir. Türklerden isimlerini değiştirmeleri, Türkçe konuşmamaları ve ibadet etmekten vazgeçmelerini istemiştir.[1]

1989 sonbaharında Doğu Avrupa‘yı saran demokratikleşme dalgası sonucunda Jivkov Kasım 1989’da bütün görevlerinden çekilmek zorunda kaldı. Ocak 1990‘da tutuklandı. İki yıl sonra Hükümet fonlarını zimmete geçirmek suçundan 7 yıl hapis cezasına mahkûm oldu. Ancak bozulan sağlık durumu nedeniyle hapis cezası ev hapsine çevrildi. 1996’da Bulgar Yüksek Mahkemesi tarafından beraat etti. 1998’de zatürreden hayatını kaybetti. Jivkov ölümünden sonra bütün suçlamalardan aklanmıştır.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: