PKK DOSYASI : ŞOK ! PYD’ye Bu Bilgileri Kim Verdi !

ŞİFRE: DAĞLICA!

Ankara Eylemi, Dağlıca’yla AYNI!

Dağlıca’da Ne Olmuştu?

Türkiye, 2007 yılında çok ağır bir karakol baskınıyla karşı karşıya kaldı… Saldırıyı yapanlar, Kuzey Irak’tan geldi ve saldırısı sonrası yine Irak’a döndü. Çıkan çatışmada 12 askerimiz şehit düştü, 8 askerimiz de Irak’a kaçırıldı. Durum ağırdı hem de çok…

Peki, adı PKK olan bu küresel çete böylesi bir saldırıyı nasıl yapmıştı? Şöyle bir hatırlayalım…

2003 Körfez savaşı sonunda ABD’nin himayesi ve Barzani’nin desteğiyle PKK, Kuzey Irak’taki mevzilerine geri döndü. ABD’nin yardımıyla iyi silah, İsrail’in yardımıyla iyi eğitim, AB’nin yardımıyla iyi siyaset aldı.

2007’ye gelindiğinde PKK terör örgütü Doğu illerimizde siyasi güç, Irak kuzeyinde ise tam bir silahlı güç haline getirildi. Ve PKK geldi, bizi Dağlıca’da vurdu. Aniden değil, yavaş yavaş…

Olayın bir öncesi vardı… Eylül 2007 Ayı sonunda teröristler,Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi Beşağaç Köyü yakınlarında su kanalında çalışan işçiler ile köy korucularını taşıyan minibüsü taradılar. Minibüste bulunan 7’si korucu 12 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı. Ölenlerin arasında köy muhtarı ve 3 çocuğunun da bulunuyordu.

Bir hafta sonra 7 Ekim 2007’de teröristler bir komando birliğimize pusu kurdular ve çıkan çatışmada 13 askerimiz şehit düştü. Acı büyüktü…

Herkes sokağa dökülmüştü ve “şehitlerimizin kanı yerde kalmasın, hesabını sorun”, diye haykırarak Hükümet’i göreve çağırıyordu. Halk öylesine haykırmıştı ki terör karşısında sessizliğini koruyan Hükümet, bu sesi duymazdan gelemedi ve 17 Ekim 2007’de TBMM’ni toplantıya çağırdı. Toplantıda terör olayları görüşüldü ve Irak’a harekat yapılmasına ve Irak kuzeyindeki PKK kamplarının yok edilmesine millet iradesi adına karar verildi. Tezkere üzerinde elektronik cihazla yapılan açık oylamaya, 526 milletvekili katıldı. Başbakanlık tezkeresi, 19 ret oyuna karşı 507 oyla benimsendi.

AMA TEZKERE YETKİSİ TÜRK ORDUSU’NA VERİLMEDİ, HAREKAT YAPTIRILMADI!

Şimdi bakınız; Tezkerenin geçtiği gün, 17 Ekim 2007’dir.

Bu tarih itibariyle teröristler Irak kuzeyindeki Hakurk, Basyan, Avaşin ve Zap gibi her zamanki barınaklarında istirahat etmekte ve olası eylemler için planlar yapmaktadır.

Avaşin terör kampı Dağlıca’da konuşlu birliklerimizin güneyinde, hemen iki saat yaya yürüyüş mesafesindedir. Basyan’daki barınaklardaki teröristler de Aktütün karakolumuzun hemen batısında ve iki saatlik yaya yürüyüş mesafesindedir.

Teröristlerin bu kamplarda olduğunu MİT bilmektedir, dolayısıyla Başbakan da bilmektedir, Genelkurmay da.

Bu teröristlerin, sınır bölgelerinde fırsat bulursa eğer eylem yapacağını, “Sağır Sultan” da bilmektedir. Kaldı ki, Avaşin’deki teröristlerin Dağlıca’ya, Basyan’daki teröristlerin de Aktütün’e eylem planı yapmak için zamana ihtiyaçları yoktur, çünkü her ikisi de elinin ve kolunun altındadır.

Kısacası 17 Ekim’de Irak’a harekat kararı alınmış ancak Hükümet, bu yetkiyi ordumuza vermediği için bu kamplara harekat yapılamamıştır.

Peki, Dağlıca baskını ne zaman oldu?

– 21 Ekim, yani tezkereden dört gün sonra.

O zaman cevap açık; harekat yapılmış olsaydı, Dağlıca baskını olmayacaktı, evet bu kadar da basit, açık ve net bir cevap.

Diyelim gaflete düştüler, peki, ne oldu Dağlıca’da?

– 12 askerimiz şehit düştü, sekiz askerimiz kaçırıldı.

Bu karşılık ne yaptı Erdoğan siyaseti?

HİÇBİR ŞEY!

İşte olanlar ortada, işte vatana saldırı ortada ama hiçbir şey yapılmadı, ne savaş açıldı ne de askerimizin peşinden gidildi.

İşin daha da acısı, kaçırılan Mehmetçikleri kim geri getirdi biliyor musunuz? PKK, evet PKK!

PKK’nın siyasi kolu olan DTP’li üyeler Irak’a gittiler, PKK’lı abileri ile masaya oturdular, sözde bir kağıt imzalayıp askerimizi alıp geldiler!

Biz ağır bir yara aldık bu olaydan, bu olayın medyaya yansıyan görüntülerinden. Gurur duyduğumuz Mehmetçik sırtından vuruldu hem de seçtiklerimizin eliyle!

Sadece Mehmetçik mi, hayır, bizi vurulduk biz, Türk milleti vuruldu sırtından, kahramanlığımızın sembolü Mehmetçik ayaklar altına alındı ve bizi vurdular Dağlıca’da!

Sonuçta Dağlıca baskını, ikinci bir Süleymaniye olayıdır, millet olarak onurumuza indirilmiş ikinci bir ağır bir darbedir.

Şimdi gelelim 17 Şubat Ankara’daki bombalama eylemine…

Eylemi yapan diyelim PYD! Peki, bu PYD böylesine ağır bir vahşetin araştırılacağını ve sonunda kendisine ulaşılacağını bilmiyor muydu?


Ankara’daki kanlı vahşetinin sorumlusunun PYD olduğu ortaya çıktığında Türkiye’nin buna karşılık olarak hemen sınırımızın yanı başındaki PYD’ye ağır bir harekatın yapılabileceğini bilmiyor muydu?

Elbette biliyor, elbette Türkiye’nin istese PYD’yi de YPG’yi de yok edeceğini biliyor, biliyor ama BİLE BİLE BU EYLEMİ YAPTIĞINA GÖRE, KENDİ VARLIĞINA YÖNELİK BİR HAREKATIN DA YAPILMAYACAĞINI BİLİYOR ANLAMINDADIR BU!

TIPKI DAĞLICA GİBİ…,

Tıpkı Dağlıca’daki PKK’lı katillerin eylem sonrası Türk Ordusu’nun bir kara harekatına girişemeyeceğini bildiği gibi!

ŞİMDİ SORU ŞU: NEREDEN BİLİYOR?..

Biz sonuca gelelim şimdi…

Eylemi yapan PYD dediler ama PYD’ye karşı misilleme harekatına girişmediler tıpkı Dağlıca’da PKK’ya karşı yapmadıkları gibi! Fırtına obüsleriyle uzaktan atış yapmak, Türkiye açısından bu terör eylemine karşılık değildir, bir misilleme niteliği de taşıyamaz!

Dağlıca’da Türk Ordusu vuruldu; Ankara’da da hem Türk Ordusu hem de Türk Milleti vuruldu ve buna karşılık yine hiçbir şey yapılmadı!

Peki neden?


Türk Milleti’nin en büyük silahlı gücü Türk Ordusu vurularak Türk Milleti’nin güven duygusu yok edilmek isteniyor, mesele bu! Güvensiz bir milleti sürükleyip yok etmek daha kolay diye düşünüyor olmalılar…

BİLGETÜRK

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: