RUSYA DOSYASI : Çar Deli Petro’nun Vasiyeti ve PUTİN ! Arada Ne Bağ Olabilir…

Rusya neden Suriye’yi bırakmıyor…

ÇAR DELİ PETRO’NUN VASİYETİ

Rusların Ortadoğu Planları…

Bugün Ortadoğu’da Yaşanılanlarla Çar Deli Petro’nun vasiyeti arasında ne gibi bir bağ olabilir?

Kazım Karabekir Paşa anılarında bu soruya şöyle cevap veriyor; ‘Rusların büyük hayali, Rus Çarı Büyük Petro’nun vasiyetinde yer alan iki maddeye dayanır. Çar’ın vasiyeti şudur;

ü Mümkün olduğunca İstanbul ve Hindistan’a yaklaşmak gerek. Bunlara egemen olan güç, tüm dünyaya da egemen olacaktır. Sürekli olarak bazen Türklerle, bazen de Perslerle(İran) savaşa girmeli. Karadeniz üzerinde üsler kurmalı. Ve yavaş yavaş bu denizin tümüne egemen olmalı. Hızla İran’ın zayıflamasını sağlamalı. Bu suretle Basra Körfezi’ne inmeli. Suriye ile ilişki kurup, Levant (Doğu) ticaretini önceden olduğu gibi ele almalı, dünyanın ambarı Hindistan’a doğru inilip, oraya vardıktan sonra, İngiltere’nin adalarına yaklaşmış olunur…

ü Avusturya ile ilgilenip, Türkleri Avrupa’dan atmalarına yardımcı olmak ve onun İstanbul üzerine oluşturabilecek isteklerine gem vurmak gerek. Bunun için de Avrupa’nın başka devletleri ile aralarında bir savaş çıkartmak ya da kendisinden daha sonra geri alınabilecek bir savaş fetih payı, ganimet verilmeli” …

Birinci Dünya Harbi sonrası Ortadoğu’da, sınırları İngiltere ve Fransa tarafından çizilmiş dört ayrı devlet ortaya çıktı; Suriye, Lübnan, Ürdün ve Irak…

Ancak bu devletler yapaydı; kağıt üzerinde sınırları çizilmiş, ‘etnik, dini ve mezhepsel’ farklılıkları yaşayan Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Arap ne varsa hepsi ‘devlet’ denilerek bir çatı altında toplanmıştı.Suriye’de çoğunluğu oluşturan Sünni Müslümanların yanına Aleviler ile Dürzi grupların dahil edilmesiyle homojen yapı bozulmuş, benzer şekilde Lübnan’da çoğunluk olan Hıristiyan Marunilerin içerisine Müslüman gurupların dahil edilmesiyle de birbirinden çok farklı etnik ve dinsel yapılar bir araya getirilmişti.

Irak da bu yeni siyasi stratejiden payına düşeni almış, Şii ve Sünni Müslümanlar ile Kürtler, Türkmenler, Hıristiyan Asuriler ve Yahudilerden oluşan karmakarışık bir yapının içine çekilmişti.

Bugün Ortadoğu’da yaşanılan çatışmanın temelinde işte bu yapay sınırlarla oluşturulan devletlerin karışık ‘etnik ve mezhepsel’ farklılıkları yatıyor.

Ortadoğu böylesi yapılanırken Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan 1938’e kadar geçen sürede Anadolu’da çıkarılmış isyanları bastırmakla uğraştı.

Öte yanda Sovyet Rusya’nın Ortadoğu’da bu yeni haritaların çiziminde bir etkisi olmamıştı yani oyun dışı kalmıştı.

1939’da İkinci Dünya Harbi başladı; Türkiye tarafsızdı, savaşa girmedi.

Sovyet Rusya’nın ise bu kez bu yeni oyundan çekilmeye niyeti yoktu ve kartlar açıldı…

Ve şimdi Rusya tıpkı Çar Deli Petro’nun vasiyetinde olduğu gibi Suriye’ye girdi ve çıkmaya da niyeti yok!

Rusya’nın hedefi, IŞİD’i bahane gösterip Ortadoğu’da savaşı uzatmak ve bir şekilde Türkiye’yi bu savaşın içine çekmek ve sonrasında da Türkiye’yi hedef almak!

Türkiye, bu plan ve projeleri etkisiz kılacak bir siyaset geliştirmelidir.

BİLGETÜRK

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: