SURİYE DOSYASI : Ateşkes sonrası Suriye

Suriye’de savaşan tarafların sayısı iki karşıt güçle sınırlı olsaydı, ‘ülkeye barış geliyor’ başlığını atabilirdik.

Suriye’de savaşan tarafların sayısı iki karşıt güçle sınırlı olsaydı, ‘ülkeye barış geliyor’ başlığını atabilirdik. Üç sene önce Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile Esed birlikleri arasında makul bir ateşkes anlaşması vuku bulmuş olsa, ülkenin öngörülebilir bir süre içinde huzura kavuşması mümkün olabilirdi. IŞİD ve El Nusra gibi örgütlerin Suriye topraklarına kök salması, ABD ile Rusya arasında vuku bulan ateşkes anlaşmasını gölgede bırakacak kadar mühim ve büyük bir sorun olarak duruyor.

ÖSO’nun tüm desteklere rağmen Esed yönetimini deviremeyeceği, çatışmaların başlamasından yaklaşık bir buçuk sene sonra görülmeye başlamıştı. Hava kuvvetleri olan, sürekli İran ve Rusya tarafından ikmal edilen düzenli bir orduya karşı silahlandırılmış muhaliflerin netice alamayacağı çok aşikâr olduğu hâlde vekalet savaşlarına kurban edilen Suriyeliler tarihin en acı imtihanlarından birini yaşadı. Yaklaşık 300 bin Suriyeli (çoğu sivil, kadın ve çocuk) hayatını kaybederken milyonlarcası ülke içine ve dışına göç etmek zorunda kaldı. Faturanın bu kadar ağır ve acı yüklü olmaması için ülkede vekâlet savaşı yürüten aktörlerin gidişatı görüp Suriye halkına merhamet etmeleri gerekiyordu. Bu olmadı.

Ülkede ilk defa uygulanma ihtimali olan ateşkes, Rusya’nın Suriye topraklarındaki gücünü artırması ve bu uğurda her türlü riski alacağını tüm dünyaya kabul ettirmesi akabinde gerçekleşti. Köşenin müdavimleri hatırlayacaktır; Batı’nın Suriye’den neredeyse tüm beklentilerini Rusya’nın (kendi çıkarları için doğrudan, Batı için dolaylı olarak) tesis ettiğini ve kısa süre içinde ateşkes eşiğine gelinebileceğini yazmıştık.

Nedir bu beklentiler? Suriye’den yola çıkıp Batı’yı âdeta esir alan göç akımının durdurulması, Kürtlerin otonom yapısının tanınması, IŞİD ve El Nusra gibi marjinal örgütlerle mücadele edilmesi…

Tüm bu isteklerin gerçekleşmesi için Batılı ülkeler Suriye’de askerî; mücadeleye girmeyeceklerini krizin ilk günlerinde deklare etmişlerdi. Başta Ukrayna olmak üzere periyodik ilerleyişinden hiç de hazzetmedikleri Rusya’nın ortaya koyduğu performansı Batı satın aldı. Yürürlüğe giren ateşkes Esed rejiminden ziyade Rusya’nın Suriye’deki varlığını meşrulaştırmıştır. Rusya ile ABD arasında gerçekleştirilen ateşkes anlaşması Suriye sorununu bitiremez ama sorunun çözülme aşamasında önemli bir etaba geçilmiş olabilir.

Ateşkes, Suriye sorununun çözümüne başarı şansı oldukça düşük bir kapı aralarken Türkiye’nin Suriye sorununu farklı bir boyuta taşıyor. Başta müttefikimiz ABD olmak üzere, küresel eksende PYD’nin terörist bir örgüt olarak algılanmadığını öğrenmiş olduk. Türkiye’nin vazgeçilmez bir aktör ya da partner olmadığını Ankara’nın gözüne sokarcasına göstermeye çalışan ABD, Başkan Barack Obama’nın IŞİD ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett Mc Gurk’ü Kobani’ye göndererek Ankara’ya sarsıcı bir mesaj verdi. Ankara her ne kadar “Irak’ta yaptığımız hatayı tekrarlamayıp Suriye’ye girmeliyiz” dese de Washington Irak’ta ikame ettiği Kürt bölgesini hem de PKK eliyle Suriye’de kuracağını deklare etmiş oldu. Daha önce düşürülen Rus uçağı da büyük ölçüde Rusya ile PYD’nin yakınlaşmasına hizmet etmişti. Ankara’nın uçak düşürmesinin tek kazananı, bölgede Rusya’yı da yanına çekmeyi başaran PYD olmuştur.

Dünyanın ateşkes konuştuğu hafta Suudi jetlerinin de desteği ile Suriye’ye girmeyi planlayan AKP iktidarı bu eksende yapılabilecek tüm hataları yapmış oldu. Hatalar zincirini bir savaş ile “taçlandırmaya” çalışan AKP iktidarını şimdilik hangi veri ya da gücün durdurduğunu ben de merak ediyorum. Ankara’nın kolları sıvayıp ciddi ciddi birlikte Suriye’ye girmeyi planladığı Suudi Arabistan Kralı Selman’ın “Ateşkes için Rusya ile işbirliğine hazırız” açıklamasını yapması, diplomasimizin “öngörü” performansını tarihe geçirmiş oldu.

Özetle, Suriye’ye barışın bir anlaşma ile gelmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Uzun ve meşakkatli bir yola bile bir adımla başlanır. Bu adımın atılmış olması iç savaş dramı yaşayan ülke için önemli bir gelişmedir. PKK yanı başımızda toprak sahibi olup devletleşme aşamasına girerken AKP iktidarının okuyamadığı Suriye sorunu Suriyeliler için bir gün neticelense bile Türkiye için hiçbir zaman bitmeyecek bir aşamaya evrilmiştir.

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: