SİYASİ DOSYA : ‘Türkiyelileşme’ projesi rafa kalktı

Haziran seçimleri öncesinde ivme yakalayan HDP, AK Parti – PKK ve şahinler arasında sıkışıp kaldı. Güneydoğu’da yaşanan şiddet ve sınırdaki gelişmeler, partiyi hızla geri dönüşü olmayan bir noktaya ve edilgenliğe doğru savuruyor.

2013 yılında PKK’nın tutuklu lideri Abdullah Öcalan’ın tavsiyesi ile Türk siyasal hayatına adım atan Halkların Demokratik Partisi (HDP), mevcut siyasal yapıyı dezavantajlı durumda olan birçok toplumsal kesim lehine değiştireceği hususunda milyonların umut kaynağı olmuştu. Gezi Parkı olaylarının hemen öncesinde Türk solu, Kürt siyasal hareketi ve farklı sivil toplum örgütlerini tek bir siyasal çatı altında toplama iddiası ile ortaya çıkan parti, seleflerinin aksine Kürt meselesinin çözümünün daha çok ‘Türkiyelileşmek’ten geçeceği ön kabulü ile siyasal ajandasını tüm Türkiye sathını içerecek şekilde genişletme yoluna gitti.

7 Haziran milletvekili seçimlerinde ilk kez seçmenin karşısına çıkan HDP, yüzde 13,1 gibi geniş bir seçmen kitlesinin desteğini alarak, AK Parti’nin tek başına iktidar olmasını engelledi ve Kürt siyasal hareketi için tarihî; denecek bir başarı gösterdi. Özellikle, “Türkiyelileşme” ve “Seni başkan yaptırmayacağız” mottoları ile seçim kampanyasını yürüten parti, sadece Kürt seçmenin değil, milyonlarca Türk seçmenin de gönlünü kazanmayı başardı.

Fakat, bu başarı hikâyesi 7 Haziran seçimleri sonrası ‘çözüm sürecinin buzdolabına kaldırılması’ ve PKK-güvenlik güçleri arasında cereyan eden şiddet sarmalının hızlı bir şekilde Türkiye gündemine hâkim olması ile yerini her gün ölümlerin konuşulduğu bir mecraya bıraktı. 7 Haziran-1 Kasım seçimleri arasında geçen yaklaşık altı aylık bu şiddet merkezli süreçte, HDP’ye destek veren Türk seçmen sayısının ciddi bir oranda gerilediği 1 Kasım seçim sonuçlarının resmî; olarak açıklanması ile kesinlik kazandı. 1 Kasım seçimlerinde, AK Parti Türk seçmeninin yüzde 49,5’lik devasa bir kısmının desteğini alırken, HDP yüzde 10 barajını zorlukla aşabildi.

1 Kasım seçimlerinden bugüne, bölgede yaşayan sivillerin hayatını derinden etkileyen bir dizi sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, aralıksız bir şekilde şehir merkezlerinde de devam eden güvenlik operasyonları yaklaşık 400 bin insanın bölgeden göçmesine neden oldu. Bu dönem boyunca, HDP’nin ‘Türkiyelileşme’ sevdasının akamete uğradığı, partinin çevreden merkeze doğru başlattığı yürüyüşün durduğu, PKK’nın HDP üzerindeki etkisini ciddi bir biçimde artırdığı gibi farklı kesimlerden birçok eleştiri yükseldi. Hakikaten, Kürtlerin Diyarbakır’dan Ankara’ya 2013 yılında başlattıkları ve Türkiye’de milyonları heyecanlandıran bu mobilizasyon durdu mu; HDP, selefleri gibi bölgesel bir parti olmaktan öteye geçemeyecek mi; Kürtlerin Diyarbakır sendromu Türkiyelileşme’nin önüne mi geçti, gibi sorular uzun süredir kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor. Peki, son durum ne?

HDP’nin farklı kesimleri bünyesinde barındırması gerçeğine karşın, 2013 yılında kendisini lağvetme ve HDP ile birleşme kararı alan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), HDP çatısı altında faaliyet gösteren siyasi kadroların en büyüğüne sahip tek fraksiyon olarak göze çarpmakta. Hem bu fraksiyon hem de bu fraksiyonu destekleyen milyonlarca Kürt seçmeni, Kürt meselesi hususunda HDP’yi oluşturan diğer birçok gruba göre partide önemli bir çıpa (anchor) olma özelliğine sahip. Bu sebebe binaen, Türkiyelileşme ve özellikle Türk solu ile birleşme çabalarının yoğun olduğu 2013 ve 2014 yıllarında, BDP kökenli ve partide şahin kanadı temsil eden birçok yetkili, özellikle Selahattin Demirtaş gibi partilileri, Kürt meselesi üzerinden taviz vermekle suçlayarak, ciddi olarak eleştirdi ve parti içi muhalefet yaptı.

Diğer taraftan, 7 Haziran seçimleri ile birlikte derinleşen şiddet ortamında, Duran Kalkan gibi birçok üst düzey KCK’lı, HDP’yi PKK’dan yana tavır alma noktasında zorladı, partiyi Türk seçmeni nezdinde son derece dezavantajlı bir pozisyona itecek ve partinin Türkiyelileşme projesini kökünden sarsacak talepler gündeme getirdi. Benzer talepler, PKK çizgisine yakın bazı milletvekilleri tarafından tekrarlanarak, Türkiyelileşme kavramının, Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesine sessiz kalmak olarak anlaşılmaması gerektiği vurgulandı. Aynı dönemde, örgüt çizgisine daha yakın bir siyaset yürüten Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Başkanı Kamuran Yüksek, PKK tarafından Selahattin Demirtaş’ın yerine hazırlanıyor söylentileri parti kulislerinde genişçe yer buldu. Yaşananlar, şahin kanadı temsil eden Kürt siyasetçiler ve PKK arasında sıkışıp kalan HDP’nin, Diyarbakır’dan Ankara’ya başlattığı siyasal hareketlenmeyi olumsuz etkileyip Türk seçmeninin partiye dair algısında son derece menfi kırılmalara sebep oldu.

HDP’nin Türkiyelileşme projesini, parti içi muhalefet ve PKK dışında derinden sarsan en önemli dış faktör, AK Parti’nin HDP’yi Güneydoğu’ya hapsetme ve Türk seçmeninin partiye verdiği desteğin önünü alma amacıyla yaptığı siyasal manevralar gösterilebilir. 7 Haziran’dan günümüze Güneydoğu’da şiddetin artması ile hem PKK hem de Türk hükümetinin hışmına uğrayan HDP, AK Parti tarafından Türk seçmen hedef alınarak teröre destek vermekle suçlandı. AK Parti’nin HDP’ye karşı yürüttüğü kampanyanın büyük ölçüde AK Parti lehine sonuçlar verdiği, HDP’nin siyasal söylemlerinde bir nebze radikalleşme ve bölgeselleşme oluştuğu, bu durumun Türk seçmenini HDP aleyhine olumsuz bir tutum takınmaya ittiği gibi farklı argümanlar birçok uzman tarafından dile getirildi.

HDP ve muhtemel gelecek senaryoları

HDP’nin geleceğini şekillendirecek birincil faktörün, PKK ve Türk hükümetinin birbiri ile kuracakları ilişki biçimi ile alakalı olduğu söylenebilir. Hâlihazırda, PKK ve Türk hükümeti arasında şiddet üzerinden kurulan ilişki biçiminin devam edeceği varsayımına göre, HDP’nin böyle bir durumda daha bölgesel/Kürtçü ve yer yer Türk seçmenini dışlayacak bir siyasi çizgi/söylem geliştirmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Bu tarz bir siyasi çizgi, HDP’yi seleflerinin bir devamı konumuna indirgeyecek ve tek-ajandalı bir siyasi parti (single-issue party) olarak varlığını marjinal bir biçimde devam ettirmesi sonucunu doğuracaktır. Şüphesiz, PKK böyle bir süreçte HDP üzerindeki etkisini daha da perçinleyecek ve partinin siyasal duruşunu belirleyen en etkili güç konumuna yükselecektir.

İkinci bir seçenek olarak, devam eden çatışmaların yakın bir tarihte bitmesi ve iki tarafın çözüm masasını tekrar kurmaları varsayımını ele aldığımızda, HDP’nin gelmiş olduğu çizgiyi bir anda değiştirip Türkiyelileşme kavramının gereklerine uygun bir siyaset çizgisi oluşturmaya hemen dönemeyebileceğini ifade edebiliriz. Yakın dönemde Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) sonuç metnini HDP olarak sonuna kadar desteklediklerini belirten Demirtaş, Kürt meselesinin çözümünde PKK’nın da öteden beri savunduğu bölgesel özerkliğin yegâne çözüm olduğunu kamuoyuna duyurmuştur. Buna ilaveten, PKK’nın Suriye’deki kazanımlarından da vazgeçemeyeceği ve Türk hükümetinin Suriye politikasını bu gerçekliğe göre dizayn etmesi gerektiğinin altını çizen Demirtaş, kısa vadede HDP’nin Türkiyelileşme lehine radikal bir söylem değişikliğinde bulunamayacağını üstü kapalı olarak ortaya koymuştur.

Bu parametreler ışığında, HDP’nin PKK ve hükümet arasında kurulan ilişki biçiminden ötürü dönüşü olmayan bir noktaya doğru hızla ve edilgen bir biçimde savrulduğunu iddia edebiliriz. Bugünkü koşullar düzleminde, HDP’nin Türk seçmenini heyecanlandıracak ve desteğini alabilecek bir parti olmaktan uzak olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Partinin, bölgesel hususlarda çok daha iştahlı, fakat Türk kamuoyunu ilgilendiren ekonomi, göçmen sorunu, sosyal politikalar ve sağlık gibi Türkiye’nin tamamının kaygılarına tekabül eden sorun alanlarını ikincil görme eğiliminde olduğu söylenebilir. Şüphesiz bu trend HDP’yi selefleri olan DEP, HADEP, BDP gibi tek ajandalı, tek söylemli, bölgesel bir siyasi parti karakterine bürüyebilir.

(*) Free University of Brussels (Siyaset Bilimci)

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: