İRAN DOSYASI : “Devrim, Kavun Fiyatlarıyla Alakalı Bir Şey Değil dir”

12735886_175034219538370_406359500_n.jpg

Önce, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya’dan oluşan P5+1 ülkeleri (P5: ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Çin) ile İran arasında Viyana’da on altı gündür süren görüşmelerde sonuca ulaşıldı. Ardından İran’a uygulanan ambargolar kalktı.

İran Merkez Bankası Ekonomi İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Peyman Ghorbani; “Yaptırımların kaldırılmasıyla enflasyonu düşürecek ve ekonomik büyümeyi teşvik edecek önlemler alabileceğiz. Bu ağırlıklar ekonomimizin üzerinden kalktığı zaman büyük olasılıkla bu hedeflere çok daha çabuk ulaşabileceğimize inanıyorum” diyerek anlaşmayı yorumladı.

Ambargoların kalkmasına sevinen yalnızca ekonomi yönetimi olmadı şüphesiz. Anlaşmanın hemen ardından, ekonomik ambargolardan bunalan İran halkı sokaklara dökülerek büyük sevinç gösterileriyle batı ile yapılan müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını kutladı.

Gerçekten de İran yıllardır Batı dünyası ile ters düşmesinin bedelini ağır ekonomik bedeller ödeyerek çekmekteydi. Halk için bunun olumsuz sonuçları o raddeye gelmişti ki artık birçok ilaç bulunamıyor, işsizlik insanların belini bükerken, özellikle gençler etraflarına örülen duvarları yıkmak için can atıyorlardı.

İsrail ve İsrail’in koruyuculuğuna savunan batı ülkelerine karşı güçlü görünmek için büyük çaba sarf eden İran Devleti’nin aksine halk batı dünyasını imrenerek takip ediyordu.

Ahmedinejat’tan sonra göreve gelen Ruhani işte bütün bu ilgi ve yakınlaşma isteğinin bir sonucu olarak görülebilir. Zira, Ruhani de kendisine oy veren halkın arzularına ayak uydurdu ve Batı ile uzlaşmacı bir politika izleyerek kısmi entegre sürecini başlatmış oldu. Oysa Humeyni “Devrim, kavun fiyatlarıyla ilgili bir şey değildir” diyerek, İslam Devrimi sonrası İran’ı Batı karşıtı bir organizasyon olarak örgütlemiş, İran’ın büyük hedeflerinin (!) bir gün halkın ihtiyaçları karşısında eriyeceğini ve insani ihtiyaç ve beklentilerin, ideolojinin önüne geçebileceğini besbelli ki hesaplamamıştı.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi İran örneğiyle, bir kez daha milletler ve fikirler üstü olduğunu İspatladı. Ekonomik ambargolardan bunalmış ve çaresiz kalmış halk, "Şeytanla" yapılan anlaşmayı hiç yadırgamadı ve sevinç çığlıklarıyla kutladı. Ambargoların kalkmasından sonra İran’a akın eden batılı yatırımcılar şeytanın askerleri gibi değil, Allah’ın bir hediyesi gibi karşılanıyorlar. Otellerde doluluk oranları yüzde yüze yakın. Demek ki "Kavun fiyatları" yabana atılamazmış. Demek ki "Kavun fiyatları" göz ardı edilerek bir milleti yeniden teşkilatlandırmak ve bir hedefe yönlendirmek mümkün olmuyormuş. Bugün İran’da kimse İsrail’in haritadan silinmesinden bahsetmiyor lakin İran ekonomisinin yıllık 110 milyar dolar kazanç elde edeceği dillerden düşmüyor.

Ambargoların kalkmasından sonra dünya ile hızlı bir şekilde entegrasyon sürecine giren İran’ın Türkiye’nin yerini alacağı başka bir değişle yeni Türkiye’nin, eski İran; eski İran’ın da yeni Türkiye’ye dönüşeceği gibi bir durumla da karşı karşıyayız. Bu ayrıca ve derinlemesine irdelenmesi gereken bir husus.

Sonuç olarak; Kavun fiyatları, devrimin ruhunu ayakları altına aldı ve paramparça etti. İran, bize bir kez daha yeni dünya düzeninde "Kavun fiyatları" gözetilmeksizin devrim olamayacağını gösterdi

Reklamlar

Etiketlendi:,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: