HRANT DİNK DOSYASI : ‘PDY ve benzeri derin yapılar’

Al Jazeera, Hrant Dink cinayeti soruşturmasında Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç’in savcılık ifadesine ulaştı. Engin Dinç ifadesinde cinayetin sorumluları olarak ‘Paralel Devlet Yapılanması ve benzeri derin yapıları’ işaret ediyor.

Dosyanın son savcısı Gökalp Kökçü, İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç’e 25 soru sordu. Erhan Tuncel’den Dink ile ilgili bilgiyi aldıktan sonra İstihbarat personeli ile değerlendirme toplantısı yaptıklarını belirten Dinç, "Konuyu önemli gördüğüm için bu konuda bilgi veren Erhan Tuncel ile bundan sonra mutlaka rütbeli bir personelin nezâretinde görüşmeler yapılması talimatını verdim. Ercan Demir’in (İstihbaratta görevli emniyet amiri) bana elemanın çok para istediğini, bazı bilgileri vermekte imtina ettiğini söylemesi üzerine teamüllerin dışına çıkarak elemanı şubeye getirmelerini istedim, kendisi ile görüşeceğim talimatını verdim" dedi.

"Erhan Tuncel ile yüz yüze görüştüm"

Erhan Tuncel ile emrindeki polislerin bulunduğu ortamda görüştüğünü belirten Engin Dinç, "Konunun önemini Erhan Tuncel ve ilgili personele aktararak uyarılarda bulundum, Erhan Tuncel maddi ihtiyaçlarının karşılanmadığını, kendisi ile tam olarak ilgilenilmediğini söyleyince, maddi ihtiyaçlarının karşılanması talimatını verdim, ilgili personele de ‘Bu adam çok önemli, verdiği bilgiler çok önemli, bir yıl yatar, bir iş verir hepiniz bu elemana çok dikkat edeceksiniz’ dedim" şeklinde konuştu.

Engin Dinç hakkında

Engin Dinç, 6 Ağustos 2004 – 30 Ağustos 2006 tarihleri arasında Trabzon Emniyetinde İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptı.

17 Şubat 2006’da ‘yardımcı istihbarat elemanı’ Erhan Tuncel’den edinilen ‘Hrant Dink öldürülecek’ bilgisini resmi yazıyla Ankara ve İstanbul’daki birimlere iletti.

Reşat Altay’ın Trabzon Emniyet Müdürü olarak atanmasının ardından 30 Ağustos 2006’da İstihbarat Şube Müdürlüğü görevinden alınarak Hukuk İşleri ve Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü’ne atandı. Reşat Altay, Engin Dinç’in yerine Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü’ne Faruk Sarı’yı atadı.

Engin Dinç, 2006 Eylül ayında Afyon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü oldu.

Hrant Dink 17 Ocak 2007’de öldürüldüğünde resmen dört aydır Afyon İstihbarat Müdürü olarak görev yapıyordu.

Dink cinayeti, ilk istihbaratın alınıp İstanbul ve Ankara’ya iletilmesinden 11 ay sonra işlendi, 17 Şubat 2006’dan sonra cinayet gününe kadar geçen 11 ayda polisten ve jandarmadan Ankara ve İstanbul’a cinayetin işleneceğine dair başkaca hiçbir istihbarat notu iletilmedi.

Engin Dinç, Nisan 2013 yılında ise İstihbarat Daire Başkanlığı’na atandı.

Yeniden ele alınan Dink cinayeti soruşturmasında dosyanın son savcısı Gökalp Kökçü Şubat 2015’te Dinç’in başında bulunduğu İstihbarat Dairesi’ni ‘resmi soruşturmacı’ olarak görevlendirildi.

Savcı Kökçü’nün, Dink cinayeti kapsamında hazırladığı iddianame 9 Aralık 2015 tarihinde mahkemeye gönderildi. Savcı Kökçü Dinç hakkında “İhmali Davranışla Kasten Adam Öldürme” ve “Görevi Kötüye Kullanmak” suçlarından 20 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası istiyor.

"Ramazan Akyürek’e bilgi verdim"

Dinç, Dink’in öldürüleceği yönünde hazırlanan F4 istihbarat raporundaki tüm bilgileri dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek’e de anlattığını ifade etti.

Savcı: Ses getirici eylemden ne anlaşılmalıdır?

Savcının iddianamesinde ‘sanık’ olarak gösterilen Engin Dinç’e yönelik en önemli suçlama cinayet ihbarını Ankara’ya gönderdiği yazıda ‘kesin öldürülecek’ şeklinde ifade ederken İstanbul’a gönderdiği yazıda ‘ses getirecek eylem’ yazmış olmasıydı. Savcı Gökalp Kökçü, Dink’e bu iki yazı arasındaki farkın sebebini sordu. Savcı Kökçü’nün sorusu şu şekilde oldu: ‘Ses Getirici Eylem’ ifadesi istihbarat jargonunda, terminolojisinde ne anlama gelmektedir? Bu yazıda belirtilen diğer hususlar dikkate alındığında “Ses Getirici Eylem” ifadesinden ne anlaşılması gerekmektedir?"

‘Ses getirecek ifadesi, bombalama ve silahlı öldürmeyi ifade eder’

Telefon görüşmesinin ardından resmi olarak uyarı yazısını yazdırdığını ifade eden İstihbarat Başkanı Dinç, “Bu ifadenin diğer istihbarat kuruluşları tarafından da kullanıldığı, içerik olarak bombalama, silahla öldürme ve toplumda infial uyandıracak ciddi eylemleri ifade ettiği net olarak bilinmektedir. İstenildiği takdirde buna örnek olarak aynı nitelikte birçok istihbarat raporunun olduğu çok rahat görülecektir"

Engin Dinç, İstanbul’a gönderdiği uyarı yazısında Yasin Hayal’in Mc Donald’s saldırısını yaptığını, Dink eylemini de yapabileceğini vurguladığına dikkat çekti.

“Yasin Hayal’in, Trabzon ilinde bulunan Mc Donalds isimli işyerine bombalı bir saldırı yaptığı göz önüne alındığında, aslında “ses getirici” eylem tabirinin en az böyle bir eylem ya da silahlı bir eylemi kastettiği, ortalama bir istihbarat personeli tarafından rahatlıkla anlaşılabilecek bir husustur. Belirtilen resmi yazının bir bütün olduğu göz önüne alınmayarak, üst paragrafın dikkate alınıp alttaki paragrafın göz ardı edilmesi dikkate şayandır.”

‘Bilgiyi aldıktan sonra İstanbul’u aradım’

Hrant Dink’e yönelik eylem yapılacağı bilgisini aldıktan hemen sonra İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’i telefon ile aradığını belirten Dinç, “Abi bunlar manyak bir grup, bu adamı öldürmek isteyen en az 10 tane gurup vardır. Ben sizin yerinizde olsam bu adamı korurum" dedim. Ahmet İlhan Güler ‘bana tamam kardeş ilgileniriz.’ dedi Telefon görüşmesi bu şekilde sonlandı” ifadelerini kullandı.

Dönemin İstanbul Emniyet İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güler ifadesinde ‘Engin Dinç ile herhangi bir görüşme yapmadığını’ beyan etmişti.

‘Benim dönemimde fiili hazırlık yoktu’

Dink ile ilgili bilgileri Trabzon Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile paylaşmadıklarını belirten Engin Dinç, “Benim görev yaptığım dönemde Yasin Hayal grubunun Hrant Dink’e yönelik eylemi düşünce aşamasındaydı, eylemi gerçekleştirme adına herhangi bir fiili hazırlıkları bulunmamaktaydı. Fiili bir hazırlığı tespit edilmiş olsaydı bu konuyu operasyon aşamasına getirir ve Terör Şube Müdürlüğüne bildirirdik” dedi.

"Reşat Altay’a konunun belirtildiğini hatırlıyorum"

Savcılık, Reşat Altay’ın Trabzon İl Emniyeti Müdürü olarak atandığında Engin Dinç’in Hrant Dink ile ilgili bilgi vermediği yönündeki beyanını hatırlattı.

Reşat Altay’a Trabzon’a atanmasından sonra İstihbarat Şube Müdürü olarak bir brifing verdiğini söyleyen Dinç, “Brifingin İstihbarat Şube Müdürü olarak görevde olduğum zaman bir kopyasını almadım. Bu brifingin kopyasını almam zaten suç teşkil ederdi ancak brifingde bu konunun belirtildiğini hatırlıyorum” diye savunma yaptı.

Raporlarda Reşat Altay’ın imzası var

Engin Dinç, Reşat Altay’ın ‘bilgi verilmediği’ iddiasıyla kendisine yönelik suçlamalarda bulunduğunu hatırlatan Engin Dinç, “Ben kendisi ile yaklaşık bir buçuk ay çalıştım. Ben Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünden ayrıldıktan sonra Hrant Dink konusunu takip eden ilgili tüm personel Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünde çalışmalara devam etmiştir. Sayın Reşat Altay’ın getirmiş olduğu Şube Müdürü bu 6 ay içerisinde neden kendisine konuyu aktarmamıştır? Ayrıca Erhan Tuncel’in F-3 (Buluşma Raporu) raporunu Reşat Altay imzalamıştır. Erhan Tuncel’in görevine son verilmesi ile ilgili evrakta da Reşat Altay’ın imzası bulunmaktadır. Deneyimli bir emniyet müdürü olarak hiçbir şey kendisine söylenmese bile kendi getirdiği İstihbarat Şube Müdürüne bu Yardımcı İstihbarat Elemanının hangi konularda çalıştırıldığım ve neden çıkarıldığını sormaması dikkat çekicidir.” dedi.

"Faruk Sarı’ya bütün bilgileri verdim"

Savcılık, Engin Dinç’e kendisinden sonra Trabzon İstihbarat Müdürü olan ve Dink cinayeti işlendiği sırada da Trabzon’da bu görevde olan Faruk Sarı’yı görevi devrettiğinde dosya hakkında bilgilendirip bilgilendirmediğini de sordu.

Dinç bu soruya, “Faruk Sarı’ya bu konuyla ilgili bütün bilgileri aktararak gizli evrakları da teslim ettim.” diye cevap verdi.

"Raporlar sahte arıza formu ile imha edildi"

Yasin Hayal ile ilgili Trabzon ve ülke genelinde faaliyetleri takip etmeye çalıştıklarını belirten Dinç, “Bu takiplerle ilgili bir çok raporu düzenlendi. Ancak daha sonra yaptığımız tespitlere göre düzenlenmiş F/5 raporlarının ve bunların muhafaza edildiği sunucunun sahte arıza kayıt formu düzenlenerek imha edildiğini öğrendik. Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünde bütün evrakların yazışmaların tutulduğu harddiskin sahte evraklar düzenlenerek imha edildiğini tespit ettik. Bu konuyla ilgili tutanak, ilgili savcılığımıza gönderilecektir. Yazılan bu F/5 raporlarının sanal ortamda bu harddiskte olması gerekirdi. Kimin tarafından, nasıl imha edildiğine dair İstihbarat Daire Başkanlığında da herhangi bir belge bulunamamıştır” dedi.

"Cinayetten sonra A. İlhan Güler ile A. Fuat Yılmazer’i aradım"

Engin Dinç, Dink cinayetini öğrendikten sonra ilk önce İstanbul İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güler’i aradığını ancak ulaşamadığını belirtti.

Daha sonra Ankara’da Daire Başkanlığı’nda bu konulardan sorumlu birimin başındaki Ali Fuat Yılmazer’i aradığını ancak ona da ulaşamadığını ifade eden Dinç, “Daha sonra Ali Fuat Yılmazer beni arayarak Yardımcı İstihbarat Elemanıyla (Erhan Tuncel) kimi çalıştırdığımı sordu. Ben de Muhittin Zenit’i çalıştırdığımı söyledim. Daha sonra İstihbarat Daire Başkanlığının talimatı gereğince Muhittin Zenit’i de arayarak konudan haberdar olup olmadığını ve İstihbarat Daire Başkanlığım aramasını söyledim.” diye konuştu.

Cinayetten önce Jandarma İstihbarat Müdürü ile görüşmesi sorulmadı

Soruşturma dosyasındaki HTS (Cep telefonu kayıtları) incelemelerine göre Engin Dinç’in cinayet günü saldırı gerçekleşmeden saat 11.44 ve saat 11:51 sıralarında dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız ile telefon görüşmesi yaptığı görülüyor. Dinç bu sırada Afyon’da İstihbarat Müdürü görevindeydi. Cinayet günü sabah saatlerinde iki kez yapılan ve biri 307 öteki 220 saniye süren bu telefon görüşmelerinin içeriği bugüne kadar kamuoyuna yansımadı. Savcılık sorgusunda Engin Dinç’e bu görüşmelere ilişkin herhangi bir soru sorulmadığı anlaşılıyor.

Paralel Devlet Yapılanmasına işaret etti

Savunmasında Paralel Devlet Yapılanması’na dikkat çeken İstihbarat Başkanı Dinç, “Geçmişe yönelik bir değerlendirme yaptığımda Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü görevimden alınmam ve sonrasında yaşananların, devlet içerisinde odaklanmış Paralel Devlet Yapılanması ve benzeri derin yapıların amaç ve gayelerini gerçekleştirmek amacıyla bazı gerçeklerin üstünün örtüldüğünü, bazı şahısların korunduğunu değerlendiriyorum. Bu cinayetin daha önceden haber alınmasına rağmen engellenmemesinin, cinayetten sonra bazı delillerin karartılmasının devlet içerisinde odaklanmış paralel devlet yapılanması unsurlarının devleti ele geçirme, bazı kurum ve kuruluşları yıpratma amaçlarına ulaşmak için kullandıkları bir faaliyet olduğunu düşünüyorum” dedi.

Kaynak: Al Jazeera

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: