SİYASİ DOSYA : MAKYAVEL PERSPEKTİFİNDEN “HOUSE OF CARDS” DİZ İSİ VE FRANK UNDERWOOD ÖRNEĞİ

Giriş

House of Cards dizisi, Amerika Birleşik Devletleri’nde 2013 yılında birinci sezonu yayınlanarak gösterime girmiş önemli bir yapımdır.[1] Dizinin başrolünü ünlü aktör Kevin Spacey (Frank Underwood) oynamaktadır. Dizi, Amerikan Kongresi’nde Senatör olan Demokrat Parti mensubu Frank Underwood’un Başkanlığa gideceği yolda gerçekleştirdiği politikaları anlatmaktadır. Bu makalede, söz konusu politikaları ve bu politikalardaki Makyavelist yansımaları inceleyeceğim.

Frank Underwood

Francis J. “Frank Underwood”, House Of Cards dizisinin hayali kahramanıdır. Karakter, ünlü aktör Kevin Spacey tarafından canlandırılmaktadır. F. Underwood, 1959 yılında Gaffney, Güney Coralina’da doğmuştur. Güney aksanı ile konuşmaktadır. Büyükdedesi, Amerikan İç Savaşı kahramanlarındandır. Babası, 43 yaşında kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir. Babası bir alkolik ve silik olarak nitelendirilebilecek bir tiptir. F. Underwood, Sentinel Askeri Koleji’ni bitirmesinin ardından Harward Hukuk Fakültesi’nde tahsil görmüştür.[2]

Claire Underwood

Frank Underwood’un eşidir. Bayan Underwood, çeşitli lobi faaliyetleri yürütmektedir. Çevreci yardımlar ve projeler düzenleyen bir sivil toplum örgütünün Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Birinci sezonda “İkinci Lady”, 2. sezonda ise “First Lady” olmaktadır. Daha sonrasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Birleşmiş Milletler’deki Büyükelçisi olmuştur. Frank Underwood’un en önemli destekçisidir.[3]

Zoe Barns

Zoe Barns, Washington Herald Gazetesi’nin muhabirlerinden birisidir. Bir gün Frank Underwood’un evine gelip kendisine istihbarat vermesi halinde ona koşulsuz sadakatini sunmuştur. Bunun ardından, önce Michael Kern’ün Dış İşleri adaylığından çektirilmesi, daha sonra eğitim yasasının basına sızdırılıp Donald Blythe’ın saf dışı bırakılmasında önemli roller oynamış ve basın hayatı içerisinde hızlı bir yükselişe geçmiştir. Fakat sorgusuz ve koşulsuz sadakatini sunduğu Underwood’u sorguladığında yolun sonuna gelmiştir.[4]

Birinci Sezon

Dizide birinci sezon birinci bölümünün giriş sahnesinde mavi renkte Toyota marka bir otomobil bir köpeğe çarpıp kaçmaktadır. Bunu gören Frank Underwood, yaralanan köpeğin yanına gidip durumuna bakmaktadır. Köpek ağır yaralı bir vaziyettedir ve ciddi olarak acı çekmektedir. Daha sonrasında Frank Underwood acı konusunda şu söylemi gerçekleştirmektedir; “İki tür acı vardır; biri sizi güçlendiren acı, diğeri ise sadece ıstırap veren yararsız acı. Benim yararsız şeylere tahammülüm yok. Böyle anlarda dizginleri eline alacak biri gerekir. Tatsız ama gerekli olan şeyi yapacak biri”. Sonrasında köpeği boğarak öldürür ve acılarından kurtulmasını sağlar (1. Bölüm, 00.44).

makyavel

Makyavel (Niccolo Machiavelli)

Makyavel’i incelediğimizde; bütün Prenslerin acımasız değil, merhametli olarak bilinmesi gerektiğini görmekteyiz. Prens, bu merhametini kötüye kullanmaktan çekinmelidir. Fakat Cesare Borgia, zalimliği ve gaddarlığı ile bilinmekteydi ve Romagna’da düzen ve barış, ancak onun bu zalimliği sayesinde sağlandı.[5] Makyavel’in dönemin İtalya’sından verdiği örnek ile Frank Underwood’un acı örneği aynı kapıya çıkmaktadır. Bu, önemli bir Makyavelist söylemdir. Bazen, bazı durumlar ve olaylar acı verebilir, fakat bazı radikal hamleler acımasızlık olsa bile gelecek düzen ve barış için gereklidir ve birilerinin zamanı geldiğinde bunu yapması gerekmektedir. Frank Underwood’un söylemi, Makyavel’in Cesare Borgia’nın Romagna’da düzeni sağlamak için verdiği çaba ile aynıdır.

Frank Underwood, doğru Başkan adayını desteklemiş, kampanyasında görev almış ve Başkan seçilmesinde önemli bir faktör olmuştur. Karşılığında Amerika Birleşik Devletleri Dış İşleri Bakanlığı sözünü almıştır. Kendisi Dış İşleri Bakanlığı’na aday olarak gösterilmeyi beklerken ve buna hazırlanırken, bir anda aday gösterilmeyeceğini ve mecliste parti denetçisi olarak kalmasının istendiğini öğrenmiştir. Buna çok sinirlenen Underwood, kendisinin desteği olmadan bugün bu seçim başarısını alamayacaklarını ve bunun korkaklık ve ikiyüzlülük olduğu söylemektedir. Başkan’ın danışmanı Linda’nın kararın verildiğini söylemesi üzerine, eğitim yasası için Underwood’a ihtiyaçları olduğunu söylemesinin ardından, ona kendileri ile birlikte olup olmadığını sorulmuştur. Bu soru üzerine düşünen F. Underwood, kendileri ile birlikte olduğu söylemiş ve odayı terk etmiştir (1. Bölüm, 09.10). Makyavel açısından burası çok önemlidir. Makyavel, ideal bir Prensin dalkavukların sözleri ile fevri hareket etmemesi gerektiğini ve en sonunda kendisinin düşünüp doğru kararı vermesi gerektiğini söylemektedir. Aslında bu, bir nevi Prensin erdemidir. Bu olay üzerine Frank Underwood saatlerce düşünmüş, daha sonrasında eve karısının yanına gelmiştir. Karısı Claire Underwood önemli bir karakterdir, zira Frank’in en iyi danışmanı karısıdır. Kendi aralarında yaptıkları anlaşma gereğince birbirlerini kariyer anlamında destekleme sözü vermişlerdir. Claire, Frank’in Dış İşleri Bakanı atanamaması sonucunda aralarında şu konuşma geçmektedir (1. Bölüm, 14.00);

“Claire: Neden onlara güvendin?

Frank; Onlara güvenmedim, kimseye güvenmedim, sadece buna yeltenebileceklerine ihtimal vermedim.”

Sonrasında ise karısına bunun nedenini hırs ve kibri olarak nitelemektedir. Burada Makyavel açısından birçok analiz durumu söz konusudur. Claire Underwood, Frank’in en önemli danışmanıdır. Makyavel, ideal bir Prensin en önemli vasıflarından birisinin Bakanlarını (danışman) iyi seçmesi olduğunu belirtmiştir. “İyi bir Prens, Bakanını iyi ve akıllı kişilerden seçmeli; böyle yaptığı takdirde insanlar ona önemli insanları yanında tutup onlara danıştığı için saygı duyarlar”. Frank Underwood ise, karısını en önemli danışmanı yapmıştır. Yürütmüş oldukları politikalara ortak karar verip, birbirlerini desteklemektedirler. Frank, siyasi bağlantılarını kullanarak Claire’in Başkanı olduğu sivil toplum örgütünün şirketler ve hayırseverler tarafından fonlanmasını sağlamakta, Claire ise zeka ve çekiciliği ile eşini cemiyet hayatında öne çıkartmakta ve birlikte karşılarında duran rakiplerini etkilemektedirler.[6]

Makyavel, zekaları 3 çeşide ayırır. Bunların birincisi kendi anlayan, ikincisi başkasının anlattığını anlayan, üçüncüsü kimsenin dediğini anlamayandır. Makyavel açısından, üçüncü zeka türü tam bir felakettir. Frank Underwood, bu zeka türlerinde birinci kısma uygundur. Kendisi, anlayan, analiz eden ve analizleri doğrultusunda hareket eden bir Prenstir.[7] Fakat başlarına gelen bu kötülüğün sebebinin Frank’in kibir ve hırsı olduğunu da görüyoruz. Kibrin nedeni, kendisine olan aşırı güvendir. Makyavel, ideal bir Prens’in kendisine asla çok güvenmemesi gerektiğini söyler ve şöyle devam eder; “Çok güven, vurdumduymaz, az güven ise, çekilmez biri haline getirir”.[8] Bu yüzden, ideal bir Prens kendisine çok güvenmemelidir. Makyavel, hırs içinse Feridüddin’in devekuşu benzetmesini kullanmıştır; “Ey oğul, hırs, devekuşu gibidir; uç dersin deveyim der, yük taşı dersin kuşum der”. Makyavel, hırsın sonunun felaket olduğunu da söylemiştir.[9] Diğer bir husus ise, karısının ona olan inancının zedelenmiş olmasıdır. Makyavel, “insanları bir şeye inandırmak kolay, fakat inandıkları şey üzerine onları bir arada tutmak zordur” demektedir. Burada Frank Underwood Dış İşleri Bakanı olmak için karısını ikna etmiş, fakat onu bu inançta tutamamıştır.[10] Frank Underwood, bütün gece kendisine yapılan haksızlığı düşünmüş ve yeni bir planlama yapmıştır. Makyavel, “liderler genellikle zirveye çıktıklarında kendilerini o noktaya getiren meziyetlerinin kendilerini orada tutacağını düşünürler, fakat bu konuda oldukça yanılmaktadırlar her yeni olay yeni değişimler gerektirmektedir” der.[11] Frank Underwood, Makyavel’in öğütlerine uymuş ve kendisini bugüne kadar zirveye çıkaran düşünce ve taktiklerini değiştirip, kendisini bu zor duruma sokanlara karşı yeni planlar ve taktikler geliştirmiştir.

Eğitim Yasası

Donald Blythe, eğitim konusundaki çalışmaları ile ünlü bir Senatördür. Başkan’ın göreve başlarken ilk vereceği söz, eğitim sistemindeki köklü değişiklikleri kapsayan bir eğitim reformu olacaktır. Eğitim reformunun meclisten geçmesi içinse, Frank Underwood’un meclis içerisindeki gücüne ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle eğitim yasası için Donald Blythe ile ortak çalışması istenmiştir; fakat bu eğitim reformu, Frank Underwood için Başkanlığa giden ilk fırsattır. Eğer bu tasarıyı kendi başarısı ile geçirirse, Beyaz Saray içerisinde artık kendisine yer bulabilme sansı olacaktır. Öncelikli olarak Donald Blythe’dan kurtulması gerekmektedir ve Blythe’ın hazırladığı eğitim tasarısını basına sızdırarak onu saf dışı bırakmıştır. Fakat onu dışlamayarak ve överek, onun koşulsuz saygı ve sadakatini de kazanmıştır. Makyavel, “Prens, danışmanlarını onurlandırmalı ve onlara değer vermeli eğer bunu yaparsa danışmanları ona koşulsuz sadık ve güvenilir olacaktır”[12] der. İkinci bir nokta ise, ideal bir Prens, kendisinden asla nefret ettirmemelidir ve denizcilerin kayalardan kaçtığı gibi kaçmalıdır.

Basına sızdırma sonrası ortaya çıkan kaos ortamında birisinin sorumluluğu üstenmesi gerekmektedir ve Underwood blöf yaparak tüm sorumluluğu üstüne almayı teklif edip telefona sarıldığında şu sözleri söylemektedir; “Şehit olmak isteyenin tek derdi üzerine düşecek bir kılıç bulmaktır”. Underwood, bu sözle aslında karşı tarafın arkasında durup tüm tepkileri üzerine çekmeyi teklif ederken, karşı tarafı onurlandırarak şehit etmektedir. Zaten insanları onurlandırma ile insanların şehit olma ritüeli arasında fazla bir fark olmasa gerek. Fortuna (talih) burada devreye girmektedir. Makyavel, Fortuna için nehir metaforunu kullanmaktadır. Nasıl nehrin önünde duramıyorsak, Fortuna’nın önünde de duramayız.[13] Fakat Virtue (erdem) ise, nehir durgunlaştığında önüne çekeceğimiz settir. Aslında Virtue, insanın dünyanın Fortuna şeklinde kendisine açtığı fırsatlara karşılık verme becerisidir.[14] Underwood, fedakarlıktan bahsederken daha öncesinde beraber yapmaları gereken eğitim reform paketini içeride kurduğu ekibe yaptırmaktadır. Underwood, Virtue ile Fortunasını şekillendirip, Başkanlığa ve Beyaz Saray’a giden yolu kendisine açmıştır.

Ekmek ve Sirk

Underwood öncülüğünde hazırlanan eğitim reform tasarısı sendikaların tepkisini çekmiş ve öğretmenler greve gitmişlerdir. Bu, ABD tarihinin en geniş çaplı grevi olmakta ve Başkan’ı kamuoyu ve anketlerde zor duruma sokmaktadır. Eğitim Sendikası lideri Spinelli, Underwood’u hedef tahtasına oturtmaktadır. Underwoodların evine tuğla ile saldırılması sonrası, ikili CNN’de bir açık oturuma katılıp tartışmaya başlamışlardır. Fakat bir süre sonra Underwood kaybetmiş ve yaptığı gaflarla sosyal medyada komik duruma düşmüştür. Daha sonrasında ise, Claire Underwood’un yardım gecesi düzenlediği otelin yöneticileri, gelen tepkiler üzerine organizasyonu iptal etmişlerdir. Frank Underwood, yeni bir plan yapmış ve otelin bahçesinde gecelerini düzenlemişlerdir. Bu, onların kanuni bir hakkıdır. Fakat geceyi düzenledikleri otelin bahçesinin önüne sendika üyeleri gelmiş ve gecenin organizatörleri Underwoodları protesto etmeye başlamışlardır (5. Bölüm, 39.00).

Makyavel, insanları sakin tutabilmek için onlara sirk ve ekmek verin demektedir.[15] Claire Underwood, düzenlediği yardım gecesi ile Machiavelli’nin bahsettiği sirki gerçekleştirmiştir. Daha sonrasında protestoculara gecedeki kaburgalar ve biraları götürmesi ile protesto bir anda sonra ermiş, sendika başkanı Spinelli olay mahalini terk etmiştir. Burada gördüğümüz tipik bir Makyavelist yaklaşımdır. İnsanlara onları mutlu edecek şeyleri verirseniz, inandıkları şeyleri bırakırlar; zira insanları bir şeye inandırmak kolay ama o inançta tutmak zordur.[16]

Frank Underwood ve Peter Russo

Peter Russo, Temsilciler Meclisi’nde görev yapan bir Senatördür. Alkol ve uyuşturucu bağımlısıdır.[17] Bir gece, aşırı alkol ve uyuşturucu kullanmış şekilde bir hayat kadını ile birlikte trafik polisine yakalanmıştır. Doug Stamper (Underwood’un danışmanı), onu nezaretten çıkarıp Frank Underwood’un karşısına getirmiştir (1. Bölüm, 44:31). Frank Underwood, koşulsuz sadakat karşılığında olayın üstünü kapatıp Russo’yu Ahlak Komitesi’ne yollamayacağını söylemiştir. Sadakatini sunan Peter Russo, artık Frank Underwood için çalışan bir askerdir. Ve ilk iş olarak Frank Underwood yerine aday gösterilen Michael Kern’ün üniversite yıllarında editörü olduğu dergideki İsrail karşıtı bir yazıyı Michael Kern’ün üstüne yıkmak için çalışmıştır. Daha sonrasında, Frank Underwood alkol ve uyuşturucu bağımlılığını yenen Russo’yu Pensilvanya Valiliği için aday gösterecektir.

Aslında bunların hepsi Underwood’un oyunudur. Peter Russo’yu Pensilvanya Valisi olarak aday göstererek, Underwood adaylığın kendi tarafında olmasını sağlamıştır. Onu başarısız kılarak, o dönemki Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı olan eski Pensilvanya Valisi ile Başkan’ın arasını bozmuş ve Başkan Yardımcısı’nı Russo’nun yerine aday göstermiştir. Fakat Russo’dan kurtulması için, onu öldürmesi gerekmektedir. Burada Makyavelist bir tutum devreye girmiştir. Makyavelist tutumda, politikada amaca ulaşmak için ahlaka aykırı da olsa her türlü aracı hoş gören bir anlayış mevcuttur.[18] Frank Underwood’un, amacına giden yolda kendi Fortunasını şekillendirebilmek için Peter Russo’yu öldürmesi gerekmektedir ve onu öldürmüştür (11. Bölüm, 38:28). Peter Russo’nun ölümü ardından, Pensilvanya Valisi seçimlerine Başkan Yardımcısı aday gösterilmiştir ve boş kalan Başkan Yardımcılığı makamına artık ulaşmak daha kolaydır.

Frank Underwood, Zoe Barns ve Paralı Asker Kullanımı

Zoe Barns, Washington Herald gazetesinin sıradan bir muhabiridir. Bir gece ansızın Frank Underwood’un evine gelmiş ve kendisine bilgi sızdırması karşılığında koşulsuz bağlılık ve sadakat sözü vermiştir. Frank Underwood ise, kurgulamış olduğu politikalarını hayata geçirirken, dördüncü güç olan basın gücünü kullanmalıdır ve ayağına gelen bu hırslı gazeteciyi değerlendirmelidir. Frank Underwood’un birçok gazeteci içerisinde Zoe Barns’ı kullanmasını Makyavel açısından incelersek; Makyavel, bize “Bir Prens yetenekli ve becerikli kişilerin dostu olmalı, onları onurlandırmalı, eğer onları onurlandırırsanız onların sadakat ve bağlılıklarını kazanırsınız” demektedir.[19] Frank Underwood, Zoe Barns’ı sıfırdan alarak, ülkenin en çok bilinen gazetecisi haline getirmiştir. İlk olarak Donald Blythe’ın eğitim reformu taslağını basına sızdırmış ve Donald Blythe’ın sistemden çıkmasını sağlamıştır. Daha sonra kendisi yerine aday gösterilen Michael Kern’ün üniversite editörlüğünü yaptığı dergide yazılan İsrail karşıtı bir yazıyı Michael Kern üzerine yıkarak, onu Dış İşleri Bakanlığı adaylığından aldırmıştır. Michael Kern yerine, Frank Underwood, kendisinin istediği Bakan adayı olan Catherine Durrant ismini basında yazarak, gözlerin Catherine Durrant üzerine yoğunlaşmasını sağlamış ve Bakanlık koltuğuna basın manipülasyonu ile Catherine Durrant’i getirmiştir. Zoe Barns, Underwood politikaları için çok kilit bir rol oynamıştır. Underwood için hem bir paralı asker, hem de tutkularını paylaştığı bir kadın olmuştur. Makyavel, kadınlar için “Kadınlar birçok felakete neden olup Prensleri zor durumda bırakabilir, birçok felaket kadınlar ile devletlerin başlarına gelmiş ve devletler yıkılmıştır” demektedir.[20] Frank Underwood, Zoe Barns ile ilişki yaşaması sonucunda onun kendisinin bir paralı askeri olduğunu unutmuştur. Makyavel, ideal bir Prens’in asla paralı askerlere güvenmemesi gerektiğini, çünkü paralı askerlere verilen değer azaldığında Prens’e olan sadakatlerinin de gideceğini söylemiştir. O yüzden, bir Prens bir savaşa girdiğinde, asla paralı askerlere güvenerek hareket etmemelidir.[21]

Frank Underwood, Zoe Barns’a birçok bilgi sızdırarak kariyerinde çok önemli noktalara gelmesini sağlamıştır. Fakat Peter Russo’nun ölümü sonrasında, Zoe Barns, Russo’nun ölümünü araştırmaya başlamış ve Frank Underwood ile bağlantısını açığa çıkarmaya çalışmıştır. Frank Underwood, paralı askeri tarafından ihanete uğramış ve amacına giderken bu beladan kurtulması gerekmiştir. Hikmet-i hükümet anlayışında, devletin ya da ulusun güvenliğini sağlamak ve varlığını korumak için kuralların çiğnenmesinin haklı görülmesi vardır.[22] Buradaki analize bakıp, Frank Underwood’un Zoe Barns’ı metroda itip öldürmesini anlayabileceğiz (14. Bölüm, 34:00). Underwood, kendi kurduğu politikalar devletini ve sistemini tehdit eden Zoe Barns’ı ortadan kaldırarak, kendi meşruiyetini güvence altına almaktadır ve bunu haklı görmektedir. Frank Underwood, uzun süre kullandığı bir askerini daha öldürmüş ve sisteminin güvenliğini sağlamıştır.

Frank Underwood ve Raymond Tusk

Raymond Tusk, milyarder bir işadamıdır. Nükleer enerji santralleri ve bununla çalışan yapılara sahiptir.[23] Raymond Tusk, Başkan’ın çok yakın bir dostudur. Başkan Yardımcılığı koltuğunun boşalmasının ardından, Başkan, Frank Underwood’u Raymond Tusk’ın yanına gönderir ve onu Başkan Yardımcılığı makamı için ikna etmesini ister. Fakat Raymond Tusk sert ve akıllı bir adamdır. Frank Underwood uzun zamandan sonra kendisi kadar akıllı ve gözü pek birisi ile karşılaşmıştır. Frank Underwood, Raymond Tusk’ı Başkan Yardımcılığı için ikna etmeye gittiğinde, aslında Başkan’ın kendisini Başkan Yardımcılığı’na düşündüğünü fark etmiştir. Raymond Tusk’a gitmesinin nedeninin Tusk’ın Underwood’u gözlemlemesi olduğunu anlar. Tusk, Başkan’a görüşünü olumlu olarak vermek için Underwood’dan koşulsuz sadakat ister. İşte bu iki Prens’in çarpışma halidir. Makyavel açısından baktığımızda; Frank Underwood’un tavrı çok nettir. Asla kimseye açık çek vermeyen ve kimsenin adamı olmayan bir tavır içerisindedir. “Yabancıların güçleriyle bir yerlere gelirseniz, onların çıkarlarına hizmet etmediğinizde sizi o makama getirdikleri gibi indirirler. Böyle durumlarda ahlak ve sadakat beklenemez.”[24] Frank Underwood, asla açık çeke imza atmayacağını söyler ve Raymond Tusk’ın evini terk eder (12. Bölüm, 41:00). Peki, iyi bir Prens savaş esnasında savunmada mı kalmalı, yoksa harekete geçip rakibini onun topraklarında mı yenmelidir? Frank Underwood, bu konuşmanın ardından San Corp şirketindeki eski danışmanlarından Remmy Danton’u arayarak Başkan’ın Raymond Tusk’ı Başkan Yardımcılığı koltuğuna getireceğini ve devletin enerji politikalarının doğalgaz yerine tamamıyla nükleer enerjiye çevrileceğini söyler. San Corp’u kullanarak Raymond Tusk’a savaş açar ve onun toprakları olan enerji sektöründe onunla karşı karşıya gelir.

Makyavel, “İdeal bir Prens hızlı ve fevri kararlar vermemeli, fakat İspanya Kralı örneğinde ise onun başarısı hızlı ve gözü pek oluşudur” demektedir.[25] Yani ideal Prens, yeri geldiğinde gözü pek ve fevri olmalıdır. Fakat Raymond Tusk akıllı ve en önemlisi milyarder bir adamdır ve bunu öğrendiğinde San Corp şirketinin % 10 hissesini tek gecede satın alarak onları saf dışı bırakır. Underwood’un bu girişimi Raymond Tusk’ı anlaşma yapmak zorunda bırakmıştır; zira Underwood çok hırslı ve gözü pektir (13. Bölüm, 37:00). Yapılan anlaşma sonrasında, Raymond Tusk, Başkan’a Frank Underwood için olumlu bir referans vermiştir ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni Başkan Yardımcısı artık Frank Underwood olmuştur.

Frank Underwood ve Din Algısı

Frank Underwood, dindar birisidir. Her Pazar kilise ayinlerine katılır ve kilisenin önemli bir üyesidir. Seçilmiş olduğu bölge olan Gaffney’de bir kız şeftali ikonuna arabayla çarpmış ve ölmüştür. Zamanında bu heykelin dikilmesini Frank Underwood sağladığı için, suçlu olarak muhalifleri tarafından gösterilmiş ve ölen kızın ailesi tarafından suçlanmıştır. Frank Underwood bu sorunu çözmek için Gaffney’e gitmiş ve sorunun çözümünün kilise ve papazdan geçtiğini anlamıştır. Çünkü aile, güneyli bir taşralıdır ve sadık birer Hristiyanlardır. Underwood, papazla görüşerek gelecek Pazar günü yapılacak ayinde konuşmak istediğini aktarır ve kilisede dokunaklı bir konuşma gerçekleştirir.

Frank Underwood, babasını hiç sevmez. Hatta Başkan olduğunda ilk işi mezarına gidip pislemek olmuştur. Fakat Underwood şunu çok iyi biliyordu ki; insanlara din üzerinden giderseniz işiniz kolaydır, zira din halkı bir arada tutan bir faktördür ve insanları savunmasız bırakabilir. Kilisede babasının ölümü üzerine Tanrı’ya çok kızdığını, onu çok sevdiğini ve onu neden kendilerinden aldığını sorguladığına yönelik bir konuşma yaparak başta ölen kızın ailesi olmak üzere tüm kilise üyelerini etkilemiştir (3. Bölüm, 28:51). Frank Underwood, o sahnede babasının aslında silik ve alkolik bir tip olduğunu söyleyerek insanlara dokunaklı İncil’den bölümler alarak konuşma yapmanın önemini göstermektedir. Makyavel açısından bakarsak; İspanya Kralı etrafındaki her yere saldırıp bunu din kisvesi altında gerçekleştirmekteydi. Napoli, Fransa ve Afrika’ya gerçekleştirdiği seferlerini din adına yapmış, kendi ülkesindeki halkı bir arada tutmuş ve kendisine olan sadakati sağlamıştır.[26] Makyavel’in İspanya Kralı üzerinden bizlere verdiği örnek ile Frank Underwood birbirine çok benzemektedir. Underwood, Raymond Tusk’ı Başkan Yardımcılığı için ikna etmeye gönderildiğinde, aralarında geçen bir diyalogda Underwood, Sentinel Askeri Koleji’nde hocasıyla başından geçen bir konuşmayı aktarır. Underwood hocasına, “Neden ölüler arkasından yas tutuyoruz ki, onlar bizi duyamazlar” diye sorduğunda, hocası ona cennete ya da cehenneme inanıp inanmadığını sormuştur. Underwood ise “hayır” cevabını vermiştir. Sonra “Tanrı’ya inanıyor musun” diye soran hocasına, Underwood’un cevabı “Tanrı bize inanmıyor” olacaktır. Şimdi bu diyaloğu kuran birisinin dindar olması beklenebilir mi? Elbette hayır. Ancak Makyavel, Prenslerin dini kurallar ve ritüelleri koruması gerektiği savunmuştur. Eski pagan dinlerinden örnek veren Makyavel, kahinleri kehanetlerinde önce kendi gördüklerine göre sonrada yozlaşarak liderlerinin istek ve arzularına göre kehanet verdiklerini ve daha sonrasında bunu anlayan halkın dini inanca olan sadakatini kaybettiğini ve ülkelerde inançsızlığın ve kaosun arttığını söyler. “Prens dini korumalı, çünkü halk dinden korkar ve bu sayede onları bir arada tutarsın” der.[27] Dünyevi iktidarın korunması için din en önemli faktörlerdendir.

Frank Underwood, Doug Stamper ve Remmy Danton Askerlik ve Bakanlık Üzerine

Doug Stamper, Frank Underwood’un Beyaz Saray’daki danışmanlarından ve eski strateji danışmanıdır. Doug Stamper, Frank Underwood’un sağ koludur.[28] Her attığı adımdan haberi olup, ona çeşitli noktalarda danışmanlık hizmeti vermiştir. Sadık ve gözü kara birisidir. Michael Kern’ün Dış İşleri Bakanlığı adaylığından çekilmesinde kullandıkları üniversite dergisindeki İsrail karşıtı yazıyı Stamper bulmuştur ve bunu kullanmalarını istemiştir. Peter Russo’yu nezarethaneye girdiğinde içeriden o çıkartmış ve sadakatini sunması için Frank Underwood’un önüne koymuştur. Aynı zamanda Peter Russo’nun Pensilvanya Valiliği adaylığında, ona alkol terapilerinde eşlik etmiştr. Peter Russo’nun nezarethaneye atıldığında yanında bulunan hayat kadını ile ilgilenmiş ve onu tekrardan Russo’ya karşı kullanmıştır. Hayat kadınını gözlerden saklayarak, olayın ortaya çıkmasını engellemiştir. Doug Stamper, bütün bunları yaparken hiçbir sırrı dışarı sızdırmamış ve danışmanlığını yaptığı Underwood ailesine asla ihanet etmemiştir. Çünkü Doug Stamper, Frank Underwood yükseldikçe onunla birlikte yükselecektir. Önce Başkan Yardımcılığı, daha sonrasında özgür dünyanın en güçlü adamının sağ kolu olacaktır. Doug Stamper, şan ve şerefi için savaşarak Underwood’a sadık bir asker olmaktadır. Makyavel’in de dediği gibi; “Bir ordu, uğruna savaşacağı kişiyi sevmiyorsa ordunun başarı sansı azdır, fakat eğer ordu sevgi ile Prens’ine bağlanırsa mutlaka cesur bir ordu olacaktır.”[29] Doug Stamper da Underwood ailesine sevgi ile sadıktır ve hatta onlar için ölümü göz almıştır. Lakin ikinci sezonun son bölümünde hayat kadınının ona saldırması sonucu ölebilirdi (26. Bölüm, 45:20). Fakat hastaneye kaldırıldığında tek kelime etmemiş ve Prens’ine ve ailesine sadık bir asker olmuştur.

Remy Danton, Beyaz Saray’daki başdanışmanıdır. Daha öncesinde Frank Underwood’un basın danışmanlığını yapmıştır. Remy Danton, San Corp doğalgaz şirketi ve daha sonrasında muhtelif bazı üst düzey şirketlerin lobi faaliyetlerini düzenleyen üst düzey bir lobicidir.[30] Frank Underwood, birçok adayını San Corp gibi şirketler üzerinden finanse etmekte ve bunu Remy Danton aracılığı ile sağlamaktadır. Remy Danton, akıllı fakat güç yerine parayı tercih etmiş ve Frank Underwood’un yanından ayrılmıştır. Frank Underwood, onun güç yerine parayı tercih etmesini büyük bir ahmaklık olduğunu söyleyip, buna hiç saygısının olmadığını belirtmiştir (2. Bölüm, 04.00). Fakat ne zaman Frank Underwood, Garret Walker ve Raymond Tusk’ı saf dışı bırakıp Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olmuştur, Remy gemisinin rotasını yine Underwood ailesine doğru yöneltmiştir. Çünkü Frank Underwood, korkulan ve çok güçlü birisidir ve bu ona hem şöhret, hem de güç kazandırmaktadır.[31] Bir Prens, güçlü olursa halk ona sırt çevirmez ve Remy de Underwood’a sırt çevirmedi ve onun ekibine girdi.

Değerlendirme

Frank Underwood, çağımızın hayali politik bir kahramanıdır. Underwood’u bu kadar çekici kılan nedir? Neden halihazırdaki ABD Başkanı Barack Obama ve eski Başkan Bill Clinton House Of Cards dizisinin tutkunu ve Frank Underwood’u çok seviyorlar? Çünkü her politikacı Makyavel okumuştur ve onun öğretilerini zaman zaman uygulamıştır. Makyavel, dönemin İtalya’sındaki çalkantılı politik kargaşaları aktardığı eserlerinde, aslında insan doğası gereği yapılanları anlatmaktadır. Frank Underwood karakteri, bizlere dönemin İtalya’sındaki olaylarla benzerlikler sunmaktadır. Zira zamanlar değişse ve teknolojiler gelişiyor olsa bile, insan doğası hep aynı kalıyor. Değişen tek şey, aslında üzerimizdeki kıyafetlerdir. Tutkularımız ve arzularımız her zaman bizimle beraber ve zaman tanımaz bir şekilde değişmeden bizimle beraberdir. Frank Underwood, amaçlarına ulaşmaya çalışırken Fortunanın onu getirdiği yerleri çok iyi analiz etmiş ve Fortunasına karşı çıkmak için, Virtue yani erdem ve yeteneklerini kullanmıştır. Aslan ve Tilki benzetmelerinde, Underwood yerini hep iyi bilmiştir. Aslan olması gerektiğinde aslan olmuş, yeri geldiğinde ise Tilki olmaktan geri durmamıştır. Underwood’un en önemli meziyeti; asla ve asla kimseye boyun eğmemesi, kimseye sadakati olmadığı için rahatlıkla hareket edebilmesi ve istediklerini başarabilmesidir. Danışman seçimlerini iyi yapmakta, kendisi ile birlikte danışmanlarını da yükseltmekte ve durdurulamaz bir lokomotif gibi ilerlemektedir. Son olarak, Makyavel ve Underwood arasındaki yapabileceğimiz yorum şudur; eğer Makyavel bir şeyh olsaydı, Underwood onun müridi olurdu!

Mehmet GÜLDAL

[1] Dizi hakkında bilgiler için; http://www.imdb.com/title/tt1856010/. Erişim Tarihi: 23.12.2015.

[2] https://en.wikipedia.org/wiki/Frank_Underwood_(House_of_Cards), Erişim Tarihi: 23.12.2015.

[3] https://en.wikipedia.org/wiki/Claire_Underwood, Erişim Tarihi 24.12.2015.

[4] http://house-of-cards.wikia.com/wiki/Zoe_Barnes, Erişim Tarihi: 24.12.2015.

[5] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, s. 103.

[6] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, ss. 144-145.

[7] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, ss. 144-145.

[8] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, s. 104.

[9] Feridüddin, Pendname, Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı, 1985, s. 20.

[10] Machiavelli, Prens, İstanbul: Anahtar Kitaplar, 1994, s. 60.

[11] Michael A. Ledeen, Liderlik ve Güç Kullanımında Machiavelli, İstanbul: Literatür Yayıncılık, 2003, ss. 21-22.

[12] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, ss. 144-145.

[13] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, ss. 152-153.

[14] Cemal Bali, Machiavelli, Makyavelizm ve Modernite, Ankara: Dost Kitapevi Yayınları, 2012, s. 81.

[15] Machiavelli, Prens, İstanbul: Anahtar Kitaplar, 1994, ss. 102-103.

[16] Machiavelli, Prens, İstanbul: Anahtar Kitaplar, 1994, s. 60.

[17] http://house-of-cards.wikia.com/wiki/Peter_Russo, Erişim Tarihi: 03.01.2016.

[18] Cemal Bali, Machiavelli, Makyavelizm ve Modernite, Ankara: Dost Kitapevi Yayınları, 2012, s. 64.

[19] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, ss. 142-143.

[20] Niccolo Machiavelli, Siyaset Üzerine Konuşmalar, İstanbul: Dergah Yayınları, 2008, ss. 439-440.

[21] Machiavelli, Prens, İstanbul: Anahtar Kitaplar, 1994, ss. 86-87.

[22] Cemal Bali, Machiavelli, Makyavelizm ve Modernite, Ankara: Dost Kitapevi Yayınları, 2012, s. 63.

[23] http://house-of-cards.wikia.com/wiki/Raymond_Tusk, Erişim Tarihi, 03.01.2016.

[24] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, ss. 43-45

[25] Machiavelli, Prens, İstanbul: Anahtar Kitaplar, 1994, ss. 126-127.

[26] Machiavelli, Prens, İstanbul: Anahtar Kitaplar, 1994, ss. 126-127.

[27] Niccolo Machiavelli, Siyaset Üzerine Konuşmalar, İstanbul: Dergah Yayınları, 2008, ss. 71-74.

[28] http://house-of-cards.wikia.com/wiki/Doug_Stamper, Erişim Tarihi: 03.01.2016.

[29] Niccolo Machiavelli, Siyaset Üzerine Konuşmalar, İstanbul: Dergah Yayınları, 2008, ss. 160-161.

[30] http://house-of-cards.wikia.com/wiki/Remy_Danton, Erişim Tarihi: 03.01.2016.

[31] Niccolo Machiavelli, Prens, Ankara: Nilüfer Yayıncılık, 2010, s. 98.

Reklamlar

Etiketlendi:, , , ,

One thought on “SİYASİ DOSYA : MAKYAVEL PERSPEKTİFİNDEN “HOUSE OF CARDS” DİZ İSİ VE FRANK UNDERWOOD ÖRNEĞİ

  1. Arzu SevinçArzu 31 Ekim 2016, 10:37 Reply

    Yazınızı soluksuz okudum. Bİr düşünür ile tanışmanın da ayrı mutluluğundayım. Kitapları da sipariş ettim. Kaldı House of Cards’ın yeni sezonunu beklemeye 🙂
    Teşekkürler.

    Beğen

ÖZEL BÜRO ///

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: